EVVAB İNSAN

Yüce ALLAH'a, Evvab Olmaya Dair, Hanif'ce Yazılar

Namazda Tahiyat ve Salavatlar

Posted by EVVAB_İNSAN Kasım 6, 2008

TEŞEHHÜD/ TAHİYYAT

Teşehhüd, sözlükte ‘ŞAHADET GETİRMEK’ anlamına gelir. Bundan maksat Kelime-i Şehadet dediğimiz ‘Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve rasülühü’ cümlesinin söylenmesidir.

Terim olarak ise teşehhüd; namaz (salât) kılarken ‘KA’DE’ denilen oturma bölümlerinde, içerisinde Kelime-i Şehadet’in de bulunduğu ‘Ettehıyyatü lillahi vessalavatü vettayyibatü …’ cümlelerinin (Bu cümleler dua değildir!) okunmasıdır.

Bizim burada üzerinde duracağımız konu, içerisinde Kelime-i Şehadet bulunan “Ettahiyyatü lillahi ve-s salavatü …” diye devam eden sözcükler ve bu sözcüklerin tahlilidir.

Önce  tahiyyat’ın metnini;
Ve sonra da anlamını görelim:

“Tahiyyat (Dil ile yapılan kulluklar) ve Salâvat (beden ile yapılan kulluklar) ve Tayyibat (Mal ile yapılan kulluklar) ALLAH içindir. EY PEYGAMBER! SELÂM, ALLAH’IN RAHMETİ VE BEREKETLERİ SENİN ÜZERİNE OLSUN. Selâm, bizim ve ALLAH’IN Salih kulları üzerine olsun. Şehadet ederim ki ALLAH’TAN başka İLAH/ TANRI yoktur. Yine şehadet ederim ki MUHAMMAD ALLAH’IN RASÜLÜDÜR.”

ŞİMDİ DE NAMAZ’IN NE OLDUĞUNU HATIRLAYALIM:

Namaz (Salât); yalnız ve yalnız YÜCE ALLAH’A yönelinen, O’na niyaz edilen, bu niyazın gönülden ve bedenle huşu içinde ifade edildiği bir ibadettir. Dolayısıyla namaz (salât) ve niyazda YÜCE ALLAH’IN yanında başka hiç bir şeye dua edilmez. YÜCE ALLAH’TAN başka hiçbir şey ve hiçbir kimse muhatap alınmaz. Tekbirden selâma kadar namaz (salât)  içinde muhatap sadece YÜCE ALLAH’TIR. Rasül de olsa namaz (salât) içinde hiç kimse muhatap alınamaz, ona seslenilemez.

Bu, namaz (salât)ın esprisi gereğidir. Zaten YÜCE RABBİMİZ de CİNN suresinin 18. ayetinde çok açık ve net olarak bunu emretmiştir:

“Mescitler şüphesiz ALLAH içindir. O hâlde ALLAH ile birlikte bir başkasına yakarmayın.” Cinn Suresi/18

İşin gerçeği ve olması lâzım geleni bu olmasına rağmen, yukarda tahiyyat dediğimiz metinde gördüğünüz gibi Müslümanların, ESSELÂMÜ ALEYKE EYYÜHENNEBİYYÜ (SANA SELÂM OLSUN EY NEBİYY) diye namaz (salât) ın içinde rasülü de muhatap almaları söz konusu olmaktadır. YÜCE ALLAH her yerde her zaman hazır ve nazır olduğu için her yerde ve her zaman O’nu anmamız normaldir. Ama ya rasül? Burada sanki rasül de karşımızdaymış gibi ona selâm verilmektedir. Sonra, YÜCE ALLAH ile sanki yüz yüze yapılan bir diyalogda rasülün işi nedir?

Her Müslüman’ın YÜCE ALLAH’A en yakın olduğu bir anda, yani namaz (salât)da iken en çok dikkat etmesi gereken şey; AĞZINDAN ÇIKANI KULAĞININ DUYMASIDIR, ne dediğini ne okuduğunu  bilmesidir. Bu kural Arapça bilen için geçerli olduğu gibi, bilmeyen için de geçerlidir.

Bugünkü kitaplarda yer alan Tahiyyat metni, hadis kitaplarına İbn-i Mes’ud kanalıyla geçen metindir. Bu metnin, bazı ilâveler ve değişmelerle birlikte yer aldığı daha birçok rivayet mevcuttur. Ama maalesef hepsinde de bu ‘Esselâmü aleyke… (Selâm sana ey peygamber…)’ ibaresi vardır. Buradan da bu rivayetleri nakleden ravilerin (aktarmacıların) hiç birinin, konuya TEVHİD ve namaz (salât) ın esprisi açısından yaklaşmadıkları anlaşılmakta, yani konunun DİRAYET eleştirisini yapmadıkları görülmektedir.

Bir de bu ‘Ettehiyyatü’ metnine bir kutsallık vermeye çalışan sivri akıllılar vardır. Bu uydurmacılara göre bu Ettehiyyatü, Miraç’ta YÜCE ALLAH ile HZ. RASÜLÜLLAH efendimiz arasında geçen diyalogtur:

HZ. RASÜLÜLLAH efendimiz, YÜCE ALLAH’IN karşısına varıca selâm verir:

— Ettehıyyatü lillahi vesalavatü vettayyibatü

YÜCE ALLAH’DA HZ. RASÜLÜLLAH efendimize:

— Esselamün aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllahi ve berekatühü

HZ. RASÜLÜLLAH efendimiz sadece kendisinin esenlikte olmasına pek razı olmaz:

— Esslamü aleyna ve ala ibadillahissalihin

Bu manzarayı izleyen CEBRAİL ve MELEKLER de:

— Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühü ve rasülühü, derler.

Nasıl senaryo ama?(!)

Evet, bunlar uyutmaca, uyuşturmaca şeylerdir.

Bu Teşehhüd/ Tahiyyat konusunda en sağlam ve doğru yaklaşımı, Malikî Mezhebi İmamı İmam Malik göstermiştir. Meşhur Hadis kitabı MUVATTA’da İbn-i Ömer’den rivayetle şöyle yazmaktadır:

‘Muvatta’da şöyle gelmiştir: ‘“(Nafi der ki) “İbn-ü Ömer R.şöyle teşehhüt okurdu: ‘Bismillahi, ettehiyyatü lillahi vessalavatü lillahi Ezzakiyatü lillahi esselâmü alennebiyyi ve rahmetüllahi ve berekatühü esselâmü aleyna ve ala ibadillahissalihin. Şehidtü enla ilahe illallahü ve şehidtü enne muhammeden  resulillahi.’

Bunu ilk iki rekâtın ka’desinde okur ve teşehhüdünü tamamlayınca dua ederdi. Namaz (salât)ın sonunda oturunca da yine böyle Teşehhüdte bulunur ve teşehhüdü öne alırdı. Sonra dilediği duayı yapardı. Teşehhüdü tamamlayıp selâm vermek isteyince şöyle derdi:

ESSELÂMÜ ALENNEBİYYİ VE RAHMETÜLLAHİ VE BEREKATÜHÜ. ESSELÂMÜ ALEYNA VE ALA IBADİLLAHİSSALİHİN.

Sonra sağına, ‘esselâmü aleyküm’ derdi. Sonra karşılık olarak  imama selâm verirdi. Solundan biri kendisine selâm verirse karşılık olarak ona da selâm verirdi. ’”

Rezin şunu ilave etti. “Ve dedi ki:  Rasülüllah S. böyle yapılmasını emretti.”’

Bazı yerlerde ise bu ifade sözcük farklılıklarıyla (dua olduğu için hiçbir şey fark etmez.), ESSELÂMÜ ALENNEBİYYİ (PEYGAMBERE SELÂM OLSUN) diye, gramerde muhatap (ikinci şahıs) olarak değil de Ğaip (üçüncü şahıs) ibaresiyle aktarılır. Meselâ muteber Hadis kitaplarından Sünen-i Ebu Davud’da böyle yer almıştır.

Ayrıca hadis kitaplarını şerh edenler de kitaplarında, İbni Mes’ud’un rivayetindeki bu hitabın HZ. RASÜLÜLLAH efendimiz öldükten sonra değiştirildiğini, artık ‘SELAM SANA’ diye HZ. RASÜLÜLLAH efendimize yönelinmediğini, ‘ALLAH, RASÜLÜLLAHA SELAMET VERSİN’ tarzında okunduğunu yazarlar. Ama bu da özrün kabahatten büyük olmasından başka bir şey değildir.

Namaz (salât)  HZ. RASÜLÜLLAH efendimize de farzdı. O da namaz (salât) kılardı. Hem de en doğrusunu o kılardı. Peki, kendisi nasıl okurdu?  Ne dersiniz?

Bu hadis kitaplarının hepsinde; “RESÜLÜLLAH TEŞEHHÜDÜ GİZLİ OKURDU” diye yazmaktadır. Yani hiç kimse HZ. RASÜLÜLLAH efendimizin namaz (salât)da teşehhüdü nasıl okuduğunu duymamıştır. Bu kaynakların yazdığına göre, bizim okuduğumuz ve tartıştığımız teşehhüd, namaz (salât) dışında o kişilere öğretilmiştir.

Müslümanların bu hatası sadece namaz (salât) daki tahiyyatla sınırlı değildir. Cuma günleri öğleyin, kandil (!) gecelerinde yatsı vakitleri ve cenaze ilânlarında minarelerden okunan salâ da aynı hataları içermektedir. Orada da “Essalâtü ve sselâmü ALEYKE ya Rasülillah” (SALÂT VE SELAM SENİN ÜZERİNE OLSUN EY ALLAH’IN ELÇİSİ) diyerek, asırlarca evvel bu dünyadan göçüp gitmiş olan HZ. RASÜLÜLLAH efendimize sanki sağ ve yanımızda hazırmış gibi seslenilmektedir. Böylece de HZ. RASÜLÜLLAH efendimize beşer olmasının ötesinde bir sıfat yakıştırılmış olmaktadır. BU DURUMUN İSE İNSANI ŞİRKE SÜRÜKLEYECEĞİ AŞİKÂRDIR. Salâda da yine tahiyyattaki gibi salât ve selâmı gaybî olarak ifade etmemiz gerekir. Meselâ: “Essalâtü vesselâmü âlâ rasülillah veya Allahümme salli ve sellim âlâ Muhahammed veya Eyyühelmü’minun sallû ve sellimû âlâ Muhammed” gibi.
SONUÇ OLARAK:

Bugünkü kitaplarda yer aldığı gibi teşehhüd/ tahiyyat okumak, YANLIŞTIR VE GÜNAHTIR. Doğrusu; ‘Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü’ bölümünün ‘esselâmü alennebiyyi’ şeklinde değiştirilerek okunmasıdır. Tüm Müslümanların, maalesef hata içinde olan atalarının arkasına sığınmaktan vazgeçerek birbirlerini AĞIZLARINDAN ÇIKANLARI KULAKLARININ DUYMASI konusunda uyarmaları ve bu bilince davet etmeleri gerekmektedir.

Salli ve Barik duaları (Ayrılış Duaları):

Bu dualar, genellikle salâvat-ı şerife adıyla bilinmektedir. Salâvat kavramı da maalesef yozlaştırılmış, dinî mecrasından çıkarılmış bir kavramdır. “SALÂVAT”; “destek olmak, yardım etmek, teslimde güvenlik sağlamak” demektir.

Bu dualarda;

“Allahümme salli ve sellim âlâ muhammedin ve âlâ âl-i Muhammed. Kemâ salleyte ve sellemte âlâ İbrahim ve âlâ âl-i İbrahim. İnneke hamidün mecidün” yani,

“Ey ALLAHIM! Muhammed’e ve çevresindekilere yardım et, destek ol. Onların güvenliklerini sağla! Tıpkı İbrahim ve yakınlarına destek olduğun, yardım ettiğin ve güvenliklerini sağladığın gibi. Şüphesiz sen, Hamid ve Mecid’sin” denmektedir.

Görüldüğü üzere, bu dua ile namaz (salât) larda YÜCE RABBİMİZDEN yapılan son istek, insanın kendisine değil, dini yayan rasüle ve onun yardımcılarına yönelik olup YÜCE ALLAH’TAN, vereceği destek, edeceği yardımla onların güvenliklerinin sağlanması ve dinin yücelmesi, yayılması dilenmektedir.

Oysa HZ. RASÜLÜLLAH efendimiz ve yakınları bugün aramızda yoklar ve muvazzaf değillerdir. Şu hâlde dualarımız onların misyonunu yürütenler için yapılmalıdır. Meselâ:

“Allahümme salli ve sellim âlâ evliyâike ve ensârik. Ve alellezîne yücâhidüne fî sebîlik. Kemâ salleyte ve sellemte alâ muhammedin ve alâ âl-i muhammed. Ve kemâ salleyte ve sellemte âlâ ibrâhîm ve âlâ âl-i ibrâhîm. İnneke hamîdün mecîd” yani,

“Ey ALLAHIM! Yakınlarına, yardımcılarına (dinin yayılması için gayret eden müttekilere) ve senin yolunda çırpınanlara, çaba harcayanlara yardım et, destek ol, onların güvenliğini sağla. Tıpkı Muhammed ve yakınlarına, İbrahim ve yakınlarına yardım ettiğin, destek olduğun ve güvenliklerini sağladığın gibi. Şüphesiz sen Hamid’sin, Mecid’sin.”

Dualarımızda kişisel isteklerimiz de dile getirilebilir; dertliler deva, hastalar şifa, borçlular eda dileyebilirler. İsterseniz HZ. KUR’AN ile uyumlu olarak şöyle dua edilebilir:

“Rabbena âtina fiddünya haseneten ve fi-l âhireti haseneten. Ve gınâ azâbennâr. Rabbenağfirli ve livâlideyye ve lilmüminine yevme yegûmül hısâb! Bi rahmetike yâ erhamerrahımîn” yani,

“Ey YÜCE RABBİMİZ! Bize dünyada iyilik, güzellik ver. Ahirette de iyilik, güzellik ver! Ve bizi ateş azabından koru!

Ey RABBİMİZ! Beni, anamı-babamı ve tüm müminleri, hesaba kalkılan gün bağışla! Sonsuz rahmetinle ey Merhametliler Merhametlisi!”

YÜCE ALLAH’TAN, sınırlama olmadan başka isteklerde de bulunulabilirsiniz. YÜCE ALLAH GANİY’DİR…

…El ısmetü lillahi vahdeh=KUSURSUZLUK SADECE YÜCE ALLAH’A ÖZGÜDÜR…

…İMAN, SEVGİ, SAYGI ve HİZMETE değer verenlere, DEĞER üretenlere SELAM SELAM olsun…

Hakkı YILMAZ. İşteKuran.com sitesinden derlenmiştir.

Bir Yanıt to “Namazda Tahiyat ve Salavatlar”

  1. bahruz demiş

    Selam Evvab abi.Bu guzel calismayi yaptigin icin gerkekden sana tesekkur ediyorum.Cok guzel ve buyuk is yapmissiniz.Buna cok sevindim.Allahin iznile basa vurursun insaAllah.Emeyin karsiligin cennet ve guzellikle verir Rabbimiz.Hakikatan cok beyendim.Allah razi olsun.Selam sevgi ve dua ile…

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.