<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>EVVAB İNSAN</title>
	<atom:link href="http://evvabinsan.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://evvabinsan.wordpress.com</link>
	<description>Yüce ALLAH&#039;a, Evvab Olmaya Dair, Hanif&#039;ce Yazılar</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Dec 2011 09:58:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='evvabinsan.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/4afad37ded2ae56e35c14b66ec916a9e?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>EVVAB İNSAN</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://evvabinsan.wordpress.com/osd.xml" title="EVVAB İNSAN" />
	<atom:link rel='hub' href='http://evvabinsan.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>ALLAH&#8217;IN DİNİ-YÜCE DİNİMİZ-İSLÂM DİNİ</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/12/30/allahin-dini-yuce-dinimiz-islam-dini/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/12/30/allahin-dini-yuce-dinimiz-islam-dini/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 09:30:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[ALLAH'IN DİNİ-YÜCE DİNİMİZ-İSLÂM DİNİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1687</guid>
		<description><![CDATA[En Esirgeyen, En bağışlayan, Allah&#8217;ın adıyla Sahibimiz ve Dostumuz olan Yüce Rabbimiz, ALLAH C.C HAZRETLERİNİN, YÜCE HİTABLARININ BULUNDUĞU KUTSAL KİTABIMIZ QUR’AN-I KERİM’DEN, &#60;ALLAH’IMIZIN DİNİNİN ÖZGÜN İSİMLERİNE BİR BAKIŞ!&#62;… Görüleceği üzere kitabın tamamına iman ölçeğinden hareketle, bu Yüce Dinimiz hangi esmalarla zikr edilmekte ve bizler de buna ne şekilde muttali olabilmekteyiz. Körler takımının fili anlatması bahsine [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1687&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://evvabinsan.files.wordpress.com/2011/12/eyvan63_islam21.gif"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1694" title="eyvan63_islam2" src="http://evvabinsan.files.wordpress.com/2011/12/eyvan63_islam21.gif?w=300&#038;h=180" alt="" width="300" height="180" /></a><br />
En Esirgeyen, En bağışlayan, Allah&#8217;ın adıyla</p>
<p>Sahibimiz ve Dostumuz olan Yüce Rabbimiz, ALLAH C.C HAZRETLERİNİN, YÜCE HİTABLARININ BULUNDUĞU KUTSAL KİTABIMIZ QUR’AN-I KERİM’DEN, &lt;ALLAH’IMIZIN DİNİNİN ÖZGÜN İSİMLERİNE BİR BAKIŞ!&gt;… Görüleceği üzere kitabın tamamına iman ölçeğinden hareketle, bu Yüce Dinimiz hangi esmalarla zikr edilmekte ve bizler de buna ne şekilde muttali olabilmekteyiz. Körler takımının fili anlatması bahsine uyar şekilde, bu esmalar nasıl da başka mecralara kaydırılır, bunu hangi hasta mahfiller başkaca hesaplarına alet ederler! Bunları inşaAllah hep birlikte görmüş bulunacağız.<span id="more-1687"></span></p>
<p>ALLAH C.C, DOSTLARINA EL AZİZ OLUP!.. ŞEYTAN VE HİZB’İNE DE EL MUZİLL OLANDIR!..</p>
<p>ALLAH’IMIZIN DİNİ [YASASIDIR] [2/193, 3/83, 8/39, 16/52, 24/2, 110/2]</p>
<p>İSLÂM[TESLİM, SELAM, BARIŞ, AHSEN] DİNİ [3/19, 3/85, 4/125, 5/3, 61/7]</p>
<p>KAYYİM [DEĞİŞMEZ, OPTİMUM ÇÖZÜMCÜ, ADİL] DİN [9/36, 12/40, 30/30,43, 98/5]</p>
<p>KIYAMDA[DİPDİRİ&amp;AYAKTA] DİN [6/161]</p>
<p>HANİF [TEVHİD, FITRÎ, MUVAHHİD] DİN [10/105, 30/30]</p>
<p>HAKK [GERÇEK, DOĞRU, HUKUK] DİN [9/29, 9/33, 48/28, 61/9]</p>
<p>HALİS [ASIL, KATKISIZ, ORİJİNAL] DİN [39/3]</p>
<p>Din, Allah’ın oluncaya kadar! Mücahede devam edecektir. Mücahedede sözün ve aklî ikna’nın mümkününün kalmadığı, karşı gücün de din konusunda yahutta haksızlıkla bize saldırdığı durumlarda ise aynen onlarınki gibi karşılık vermek şartı ile mücahede yapılacaktır. Ve zulüm yapanlara gereken cezası verilecektir.</p>
<p>Daima barış çizgisi savunulup, asla savaşı baş tercih yapma gibi eylemlere başvurulmayacaktır. Onlarla en güzel şekilde mücadele yapılacaktır. Kelime ve diyaloglarda da daima en güzel hitap ve dostluk-içtenlik mutlaka gösterilecektir. İnsanlar bilmediği şeylere daima saldırgan ve önyargılı olmayı tercih etmekte olduklarından, bizlere düşen de Allah için özü sözü bir olmak ve tebliğlerimizde daima tatlı hitap ile ve ikna-akıl yolunu tercih etmemiz gerekmektedir.</p>
<p>İnsan bilmediğine inanmaz! İnandığını da bilir-bilmelidir! Ve inanıp bildiği dinini de en güzel şekilde yaşayarak, hem yaşantısında üsve-i hasene(güzel örnek) hem de sözünde en güzel olanından başkasını asla tercih etmemelidir. İslâm Dininin bu kadar gelişip büyümesinde, Resulullah Efendimizin o güzel ahlâk’ının bereketi olduğunu düşünmekteyiz. Resulullah, Allah’ın yasasından asla taviz vermemiştir(SvS).</p>
<p>Allah’ın Dininden başka din aramak? Bu hitabın muhataplarına günümüzden şu şekilde hitap etmeyi diliyoruz! Kur’an’da anlatılan dine inanmayanlar veya buna inanmakla birlikte! Başka kaynakları da bu inandığı dininine karıştırıp, barıştırma eylemini tercih edenler!</p>
<p>Kıymetli dostlarım, Allah C.C hazretleridir bu dinin sahibi ve bizlere dikte edici olan! Bizlere kendi cinsimizden elçilerin gelmesi sünnetullah gereğidir. Hangi cins bir yaratımın örneği olsa idik, o şekilde yine bizden olan birileri geleceklerdi, Allah’ımızın bizlere elçileri olarak. Elçi ise Allah’dan bizlere mesajı getirendir! Yani öyle kendi başına bir şeyler tercih edecek, sonra da bunu bizlere din diye dikte edecek! Asla böyle bir şey olamaz ve bunun örneği de görülmüş bir şey değildir. Böylesi bir zannı olan varsa! Derhal tevbe etmelidir! Resulullah Efendimize de bir özür borçlu olduğunu iyice bilmelidir.</p>
<p>Çareyi Allah’da arayan! Allah’ımızın kullarıdır! O’nun kutlu elçisinin bizlere getirmiş olduğu mucize de işte bu elimizde bulunan kutsal Qur’an’dır. Ve o kitapta din konusunda bizlere ne gerekiyorsa tamamı eksiksiz olarak verilmiştir. Qur’an’ı tekzip edercesine! Şu nasıl ve nerede? Al işte şunlar kitapta yok! gibi şeytani tesellilerle, kendine bir yol açmak isteyen akılsız ve zavallılara ise acımaktan, dua etmekten başka elimizden bir şey maalesef gelememektedir.</p>
<p>Allah C.C, kimlerin hidayete en uygun olacağını takdir edendir, bizlerin bu konuda elimizde dua etmekten başka bir şey olamamaktadır. Ve üstelik, Allah’a haksız iftira yapanlara da dua etmemiz yasaklanmış bulunmaktadır. Haksız iftira yapmanın en genel tanımına, müşrikler dahil olmaktadırlar. Şirke girmekten Allah’ımıza sığınıyoruz inşaAllah.</p>
<p>Göklerde ve yerlerde olanların tümü onundur ve onu daima zikr etmektedirler! Elbette ki din de onundur! İstikbalde görülecektir ki, bütün dinler yer ile yeksan olmuşlar! İslâm yani Ahsen Din ise dimdik ayakta ve muzaffer olarak; mü’min sinelerde, afakta ve enfusta her şey, ayetlere gönülden boyun eğmiş bulunur vaziyette, Allah’ın Yasasına “baş üstüne” diyeceklerdir. Gerçek mutluluk da böylece iqame olunmuş olmakla, Allah’dan başka ittiqa edilen de artık kalmamıştır!</p>
<p>Bu arada söylemeden geçemeyeceğiz! günümüzdeki tasavvuf biçarelerine de bir çift sözümüz olacaktır. Rabıta adı altında nasıl da şirke girip, o aracılara ibadet ettiğinizi bir bilse idiniz! Asla kenarından ve kıyısından geçemezdiniz bu şeytanî hiziblerin! Hele bir de? Aman efendileri görürmüş! Ölünün yıkayıcıya teslim olması gibi teslim olmanızı da istemezler mi! bu şeytanî hizibler? Allah’dan ittiqa eder gibi, bir de onlardan ittiqa edersiniz öyle mi? güya onlar Allah’a yaklaştırıp! götürüyorlardı değil mi? Şeyhini gözünden ve gönlünden ayırmayacaksın değil mi? Hem Allah’ı zikr edip! Zikr ederken de gözünden ve gönlünden ayırmamanı istedikleri şeyhin olacak! (Haşa! Allah’ımızı tenzih ederiz) onların zannındaki ilahları saf yaa! Güya şeyhin kisvesine girersen! Onu da tavlamış olabileceksin! Şu komediye bakın dostlar Allah aşkına!….</p>
<p>Burada şeytanın kafasını nasıl da sokmaya çalıştığını artık, İYİCE GÖREBİLİYOR MUYUZ? Ayetler ne demektedir? Bir de ona bakalım inşaAllah. İnsanların ekser ezici bir çoğunluğunun; şirk koşmaksızın Allah’a iman etmedikleri, zannın-hayalin-boş sözün peşinde oldukları, Allah’a iman eder olmadıkları! bilgilerini ayetlerden açıkca görmekte ve okumaktayız maalesef! Böylesi bir aqıbetten Rabbimiz Sahibimize sığınıyoruz, O’dur tek sığınağımız ve limanımız! Allah’ımız bizi bize bırakma!..Amin.</p>
<p>Allah katında din İslâm’dır! Bu, ilk insandan beridir bizlere tebliğ olunan Allah’ımızın Dinidir. Kitab Ehli olanlar; Amenular, Yahudiler, Sabiiler ve Hristiyanlar için Allah’ın varlığına ve bir(-1-)’liğine, ahıret gününe iman edenlerine, Salih eylemlerde bulunanlarına korku olmayacağı ve mahzun da olmayacakları kitabımızda buyurulmaktadır. Bu bilgiler Resululah Efendimizden önceki zaman dilimleri için geçerli bir bilgi olarak bizlere verilmektedir. Resulullah geldikten sonra, bunlara daha önceden verilmiş olan ahid gereği direkt ve tereddütsüz olarak gelen elçiye ittiba etmeleri gerekmektedir.</p>
<p>Zira, Allah C.C Hazretleri bu konuda ümmetlerini uyarmaları-bilgilendirmeleri ve yardım etmeleri için bütün elçi(nebi)lerden ahid almıştır. Eğer Allah’ı(C.C) seviyorlarsa! Hemen Muhammed SvS’a ittiba etmelerini, bu sayede Allah’ın da onları seveceğini ve bağışlayacağını, zira bildikleri üzere, Allah C.C Hazretlerinin El Gafûr ve Er Rahîym olduğu!.. hususu ile onlara hitab olunmaktadır.</p>
<p>Kim İslâm&#8217;dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır.<br />
Kim İslâm&#8217;dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır.<br />
Kim İslâm&#8217;dan başka bir din ararsa asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır.</p>
<p>“Ve din itibariyle daha güzel kimdir o kimseden ki, muhsin olduğu halde vechini Allah Teâlâ&#8217;ya teslim etmiş! ve Hanîf olarak İbrahim&#8217;in milletine tâbi olmuştur. Allah Teâlâ da İbrahim&#8217;i bir dost edinmiştir”.</p>
<p>En güzel dinli olan(Ahsen-ü Din) kişiyi açıklamakla; Resulullah’dan öncesi kitab ehlinin hepsi Hz İbrahimi kendilerinden gösterme gayreti içerisinde idiler ve hususta tam bir çekişme içerisinde bulunmaktadırlar. Kimi Yahudi olduğundan, kimi de hıristiyan olduğundan bahisle bir iddia peşindedirler.</p>
<p>Ama, Allah C.C! bunların hiçbirisinin doğru olmadığını, dolayısıyla İbrahim SvS’ın ne Yahudi, ne de hıristiyan olmadığını ve onun asla müşriklerden olmadığı hususunu ayetlerle bildirmek sureti ile tümüne tokadı yapıştırmış ve gerçekten İbrahim SvS’ın yolunda olanın: “Şüphe yok ki, İbrahim&#8217;e nâsın en yakını, O&#8217;na tâbi olmuş olanlardır. Ve şu Peygamberdir ve imân eden kimselerdir. Allah Teâlâ ise mü&#8217;minlerin velîsidir” şeklinde, buyurulmakla: onların, Hz İbrahime ittiba edenlerden sayılmadığı! İttiba edenlerden sayılanların ise işte şu nebi: Hz Muhammed SvS ve amenuların olduğu, yani mü’minlerin olduğu Allah’ın da gerçekten mü’minlerin dostu olduğu vurgulanmıştır.</p>
<p>Haniflik ve Millet-i İbrahim terimleri ise Hz İbrahimden kaynaklı bir takım hususiyetlere işaret etmektedir. Hanif terimi: Alışılmış ve gelenekten gelen bir takım atasal inanç sistemlerine karşı akıl ve ilim yolu ile eleştirel bakma eylemi olup, direkt fıtratından kaynaklanan temizlik ve akıl yolu ile Allahı bulma, onun birliğinin şuuruna varmak ve ona teslim olma keyfiyetidir. Haniflik, alışılmış herkesin inandığı yargılanmadan uzak, orthodox inanç ve söylemlerin aksine, hakk adına qıyam ederek hakkı haykırma şeklidir ve diğer şekli ile protest bir söyleme sahip olunma ifadesidir. Bunlara çocuk yaşlarda şahid olan Hz İbrahime, biz evladlarından salât ve selâm olsun, inşaAllah…</p>
<p>Hanif olan; doğrucu ve içten samimi olandır, yalnızca hakka boyun eğendir, gerçekten ve mutmain olarak iman edendir, dini Allah’a has kılandır, muvahhiddir! Allah adına gözü kapalı ateşe atlayandır, yufka yüreklidir! Allah’a öylesine bağlıdır ki, bu bağlılıkları Allah C.C tarafından dostlukla karşılığını bulmuştur. Hz İbrahim öyle ki tek başına bir ümmet olma bahasına Allah’ımızı tercih eden bir başarımın sahibidir. Ve Allah C.C de onu yani Hz İbrahimi dost edinmiştir.</p>
<p>Yani, İbrahimî olma güzeldir ve övülendir! Ama İbrahimci geçinip de Hz Muhammedi basit kafalıya indirgemek, hanifliği anlamamakla itham etmek, yahutta hanifliğin ona unutturulduğu gibi bir hezeyanı ileri sürerek! Allah’dan kendilerine bir açık çek aparmak isteyen bazı zeki geçinenlere de, ne söz yakışır? Onu da sizlerin takdirlerine bırakıyoruz!</p>
<p>Millet-i İbrahim terimi için en uygun tanım: Hz İbrahim’in inanç sisteminin kast edilmiş olmasıdır. Çoğu açıklamalarda, örneğin; “İbrahim’in Dini” olarak verildiği gibi! Bu doğru olan bir tanımdır diyebiliriz. İbrahim Milleti tabirinden kasdın, Hz İbrahim’in tebliğ etmiş olduğu inanç sisteminin dışından, başkaca bir “Ulus yaratma” projesi olarak algılanması yanlıştır! Bütün elçilerdeki durum ne ise aynısı da Hz İbrahimde geçerlidir. Başka tür yorumlar Hz İbrahime haksızlık olup, onu bir damızlık seviyesine indirgemekten başka bir tercih şekli olamayacaktır! Bu ister soyut olsun isterse de somut bazlı olsun, durum aynen bu noktada gözükecektir.</p>
<p>Elçileri yüceltmek(idol) bizlere düşmez! Onların notunu bizzat Allah C.C Hazretleri vermektedir! Esas yüceltilmesi gereken Hz İbrahim babamızın yaptığı gibi! sadece ve sadece Allah C.C Hazretleridir!..</p>
<p>Görünen o ki, putlar kıran İbrahim SvS’dan! şu zamanda, debelenen bir şeytanî hizib! Ağababaları olan iblis-i lâin tarafından intikam almak bahanesi ile yönlendirilip kullanılmaktadır. Ne imiş haniflik apayrı bir din imiş! Sen kitabın tamamına imandan habersiz ve nasibsiz isen, millet ne yapsın senin elinden ve fitnelerinden? Derhal tevbe edip gerçekten İbrahimî olmak istiyorsanız! 3/68’i dikkatlice analiz etmenizi tavsiye ediyoruz… Sen kimsin de Allah’ın tamam dediğine! Hayır tamam değil cüretini gösterebiliyorsun? Çıkar şu zûnnar’ını da millete bir hayrın olsun! Ve Resulullah’a da gerçekten ittiba etmenin ne olduğu daha iyi anlaşılmış olunsun inşaAllah!..</p>
<p>“Bugün sizin hesabınıza dininizi bütünledim. Size yönelik nimetimi tamama erdirdim ve sizin için din olarak İslâm&#8217;ı beğendim”.</p>
<p>“İslama çağrılırken Allah&#8217;a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez”.</p>
<p>“De ki: «Rabbim gerçekten beni dosdoğru bir yola İLETTİ! dimdik duran bir dine, İbrahim&#8217;in hanif (muvahhid) dinine(millet’ine)&#8230; O müşriklerden değildi.»</p>
<p>“O halde (Ey Peygamber ve Peygamber&#8217;e uyanlar) yüzünü samimiyetle ve tamamen bu Hanif Dine çevir, Allah&#8217;ın fıtratına çevir ki O insanları bu fıtrat üzerine yaratmıştır. Allah&#8217;ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din (Qayyim) fakat insanların çoğu(ekseri) bilmezler”.</p>
<p>“Halbuki onlar ancak şununla emr olunmuşlardı: hak perest müvahhid (hanîfler) olarak dîni Allah için halis kılarak yalnız Allaha ibadet etsinler ve namazı dürüst kılsınlar ve zekâtı versinler, ve odur «dîni qayyime»”.</p>
<p>“Dinini bütün dinlere(din-i küllî) üstün kılmak için; Resulünü(Muhammed SvS) hidayet ve hak din ile gönderen O&#8217;dur. İsterse müşrikler hoşlanmasınlar”.</p>
<p>“İyi bil ki; Halis Din, Allah&#8217;ındır. O&#8217;ndan başka veliler(!) edinenler; onlara, sırf bizi Allah&#8217;a yaklaştırsınlar(!) diye ibadet ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ihtilafa düştükleri şeylerde, aralarında hüküm verecektir. Muhakkak ki Allah; yalancı(!) ve kafir(!) olan kimseyi hidayete eriştirmez”.</p>
<p>Tamamından da görüleceği üzere hep anlatılanlar İslam Dinidir. Allah C.C Hazretleri buyuruyor ki: Sen onları bana bırak! Yani onlar senin hakkında ne uydururlarsa uydursunlar, ben bizzat onların cezasını vereceğim. Sen sana vahy olunan gerçek dine bak! Onların topu hiçbir şey üzerinde değillerdir! Senin yolundur ki en doğru yol o’dur! Sana vahy olunan bu din, en başından beri vahy eder olduğumuz dinden başkası değildir!..</p>
<p>Allah’ımızın Dini olan İslam Dininin, değişik isimler adı altında bizzat kitabımızda geçmekte olduğunu açıklamakla; Yukarıda saydığımız şekillerde olan bütün tanımların hepsi, Resulullah Efendimizin tebliğ etmiş olduğu dinimizi açıklayan tanımlardır. Allah’ın Dini(yasasıdır), Ahsen Din’dir, İslam Dini’dir, Qayyim Din’dir, Hanif Din’dir, Haqq Din’dir, Halis Din’dir, Qıyamda Din’dir! Velhasıl İSLÂM DİNİ’DİR!.. Velhasıl İSLÂM DİNİ’DİR!.. Velhasıl İSLÂM DİNİ’DİR!.. Velhasıl İSLÂM DİNİ’DİR!.. Velhasıl İSLÂM DİNİ’DİR!..<!--more--></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1687/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1687/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1687/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1687/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1687/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1687/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1687/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1687/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1687/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1687/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1687/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1687/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1687/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1687/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1687&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/12/30/allahin-dini-yuce-dinimiz-islam-dini/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://evvabinsan.files.wordpress.com/2011/12/eyvan63_islam21.gif?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">eyvan63_islam2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yanlız Allah&#8217;a kulluk sederler.</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/09/09/yalniz-allaha-kulluk-ederler/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/09/09/yalniz-allaha-kulluk-ederler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Sep 2011 08:17:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yanlız Allah'a Kulluk Edenler.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1678</guid>
		<description><![CDATA[RAHMÂN, RAHÎM ALLAH ADINA. 1.     Rahmân Rahîm Allah adına… 2–4. Hamd/övgü, âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, Dîn Günü&#8217;nün sahibi Allah&#8217;adır. 5.     Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım isteriz. 6,7.  Bizi, üzerlerine gazap dökülmüşlerin ve şaşkınlığa saplanmışların yolunun dışındaki, kendilerine nimet verdiklerinin yolu olan dosdoğru yola ilet! Fatiha suresi/1-7. ayetler. Hamd, nimetleri, ikramları ve iyilikleri [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1678&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p><a href="http://evvabinsan.files.wordpress.com/2011/09/kurani_kerim2.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1683" title="kurani_kerim" src="http://evvabinsan.files.wordpress.com/2011/09/kurani_kerim2.jpg?w=300&#038;h=237" alt="" width="300" height="237" /></a></p>
<p>RAHMÂN, RAHÎM ALLAH ADINA.</p>
<p>1.     Rahmân Rahîm Allah adına…</p>
<p>2–4. Hamd/övgü, âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, Dîn Günü&#8217;nün sahibi Allah&#8217;adır.</p>
<p>5.     Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım isteriz.</p>
<p>6,7.  Bizi, üzerlerine gazap dökülmüşlerin ve şaşkınlığa saplanmışların yolunun dışındaki, kendilerine nimet verdiklerinin yolu olan dosdoğru yola ilet! Fatiha suresi/1-7. ayetler.<span id="more-1678"></span></p>
<p><strong>Hamd,</strong> nimetleri, ikramları ve iyilikleri sonsuz olan Yüce Rabbimize dir. yanlız ona kulluk eder, yanlız ondan isteriz. Allah&#8217;a ibadetin boyutlarını şu tutum ve davranışlar oluşturur:</p>
<ul>
<li><strong><em>Yalnızca O&#8217;ndan yardım istemek,</em></strong></li>
<li><strong><em>Korkmak,</em></strong></li>
<li><strong><em>Ondan başkasını veli edinmemek,</em></strong></li>
<li><strong><em>Başka koruyucu, kollayıcı kabul etmemek.</em></strong></li>
</ul>
<p>Ve yalnızca O&#8217;na</p>
<ul>
<li><strong><em>Dayanmak,</em></strong></li>
<li><strong><em>Güvenmek,</em></strong></li>
<li><strong><em>Sığınmak.</em></strong></li>
</ul>
<p>İbadetin sadece Allah&#8217;a yapılması gerektiği Kur&#8217;ân&#8217;da tekrar tekrar vurgulanmış, peygamber bile olsa Allah&#8217;tan başkasına yapılacak ibadetin şirk olacağı belirtilmiştir.</p>
<p>O, (Allah) bizim mevlamızdır, bizler ancak O&#8217;nun emri ve kudreti altındayız. varlıkların yegane sahibi, yarattığı üzerinde kendi istek ve ilmine uygun tasarruflarda bulunan.</p>
<p>O, (allah) kendisine itaat edilerek kendisine boyun eğilinen, emirlerine uyulup yasaklarından uzak durulacak yegâne efendimizdir.</p>
<p>O, (Allah) her şeyi düzelten, sivrilikleri tesviye eden, varlıkları hâlden hâle geçirerek düzenleyen, arıtıp saflaştıran, yetiştirip olgunlaştıran, ıslah ve terbiye edendir.</p>
<p>O, (Allah) Bizleri terbiye edip eğiten, yarattıklarını belirli bir programa uygun olarak bir takım hedeflere götüren, tekâmülü programlayıp yöneten&#8221; dir.</p>
<p>O, (Allah)<strong> </strong>ER-RAHMÂN, ER-RAHÎM dir&#8230;<strong></strong></p>
<p>Allah&#8217;ın yolu, Hak yol, Allah&#8217;ın kitabı, İslâm dinî, İslâm milleti&#8221; dir. &#8220;Dosdoğru Yol&#8221;un en güzel tanımı Fatiha Sûrede yapılmıştır: &#8220;Üzerlerine gazap dökülmüşlerin ve şaşkınlığa saplanmışların yolunun dışındaki, kendilerine nimet verdiklerinin yolu olan dosdoğru giden yol.</p>
<p>Selam olsun, hakka tabi olan kullara.</p>
<p>Evvab İnsan.</p>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1678/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1678/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1678/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1678/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1678/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1678/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1678/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1678/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1678/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1678/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1678/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1678/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1678/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1678/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1678&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/09/09/yalniz-allaha-kulluk-ederler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://evvabinsan.files.wordpress.com/2011/09/kurani_kerim2.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">kurani_kerim</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Göklerin ve Yerin varlık haline getirilişi&#8230;</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/06/11/goklerin-ve-yerin-varlik-haline-getirilisi/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/06/11/goklerin-ve-yerin-varlik-haline-getirilisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2011 10:58:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tebyin çalışmaları.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1673</guid>
		<description><![CDATA[Göklerin ve yerin varlık haline gelişi “ol” (= kün) emri ile başlıyor: “Gökleri ve yeri hakk ile yaratan O’dur; “ol” dediği gün olur, sözü hakdır; sura üfleneceği gün de mülk O’nundur; gaybı da görüneni de bilir; O, hakimdir, habirdir.” En’am 6/73 “BÜYÜK AÇILMA”NIN SAFHALARI &#8230; / / / / &#124; &#124; &#124; &#124; &#124; &#124; [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1673&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">Göklerin ve yerin varlık haline gelişi “ol” (= kün) emri ile başlıyor: “Gökleri ve yeri hakk ile yaratan O’dur; “ol” dediği gün olur, sözü hakdır; sura üfleneceği gün de mülk O’nundur; gaybı da görüneni de bilir; O, hakimdir, habirdir.” En’am 6/73</span><span id="more-1673"></span></p>
<p><span style="color:#000000;"> “BÜYÜK AÇILMA”NIN SAFHALARI</span></p>
<p>&#8230; / / / / | | | | | | |<br />
////// &#8212;&#8212;&#8212;&gt; | | &#8212;&#8212;&#8212;&#8211;&gt; | | &#8212;&#8212;&#8211;&gt; | | | | | | |<br />
\ \ \ \ | | | | | | |</p>
<p><span style="color:#000000;">1 BAŞLANGIÇ</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.1 Semavat ve arz (madde) küçük bir hacımda sıkıştırılmış, bitişik bir halde (= kaneta ratkan) 21/30</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.2 Sema ve arz plazma halinde (= fe hiye duhanun) 41/11</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.3 Semavat ve arz bir çekirdek veya çiçek tomurcuğu halinde</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> 2 AÇILMA</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.1 Semavat ve arz, çatlatılarak açılıyor (= fatır-u’s- semavat) 6/14, 12/101, 14/10, 21/56, 35/1, 39/46, 42/11</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.2 Semanın bir boyutu çok kısa (çiçek yaprağı veya kitap sayfası gibi) </span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.3 Sema (kalınlığı) yükseltiliyor ve mizan (simetri) vaz ediliyor (= ve’s-semai rafe’aha ve vada’al mizan) 55/7</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.4 Semanın kalınlığı (bir boyutu) yükseltiliyor ve böylece düzenleniyor (=rafe’a semkeha fe sevvaha) 79/28</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.5 Sema ve arz (madde) ayrılıyor (= fetakna huma) 21/30</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.6 Açılan sema içindeki enerji, maddeye dönüşüyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.7 Sema, ışıksız (opak) bir plazma halinden ışıma (radyasyon) safhasına geçiriliyor (= a’taşa leyleha ve ahraca duhaha) 79/29, (= haleka’s-semavati vel arda ve ce’ale’z-zulumati ve’n-nuur) 6/1</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.8 Böylece açılan sema yedi tabaka olarak kaza ediliyor (= fe kadahunne seb’a semavat) 41/12</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.9 Her bir semada emri vahyediliyor (=ve evha fi külli semai’n emreha) 41/12</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> 3 TABAKALAŞMA</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.1 Sema, yedi sema (= seb’a semavat) halinde ortaya çıkıyor 65/12</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.2 Gravitasyon ortaya çıkıyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.3 EM kuvvet ortaya çıkıyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.4 Maddenin zerrecikleri (e-parçacıklar ve atomlar) teşekkül ediyor.</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.5 Bükülme etkisiyle madde zerrecikleri bir arada toplanıyor </span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.6 Yıldızlar ve galaksiler oluşuyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.7 Nükleosentezler başlıyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.8 Dev yıldızlarda ağır atomlar sentezleniyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.9 Dev yıldız (süpernova) patlamalarından gezegenler oluşuyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.10 Dünya (yer küre) ortaya çıkıyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.11 Dünyada atomlardan moleküller, makro moleküller,…, oluşuyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.12 Tek ve çok hücreli canlılar ortaya çıkıyor </span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.13 Maddenin 7 tabakalı yapısı tamamlanmış oluyor </span><br />
<span style="color:#000000;"> Kıyamet</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> Büyük kapanış / toplanma da “saatin emri” ile başlıyor.</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> “BÜYÜK TOPLANMA”NIN SAFHALARI</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> 1 SEMAVATTA (Bükülme/tabakalaşma ortadan kalkıyor)</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> 1.1 Sema çalkalanıyor (= temuur/mevra) 52/9</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.2 Sema çatlıyor (= infitar) 82/1</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.3 Semanın bükülmesi ortadan kalkmaya başlıyor </span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.4 Kütle çekimi azalıyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.5 Yıldızlar kararıyor (= enkederet) 81/2</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.6 Semanın bir boyutu kısalmaya başlıyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.7 Boyut kısalması ile yıldızlar siliniyor (= tumiset) 77/8</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.8 Sema yarılıyor (= furicet) 77/9</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.9 Sema yarılıp ayrılıyor (= enşakkat) 84/1</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.10 Sema parçalanıyor (= vaahiye) 69/16</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.11 Parçalar kitap sayfaları gibi dürülüyor (= natvis sema) 39/67</span><br />
<span style="color:#000000;"> 1.12 Madde ve uzay birleşiyor, katlanıp toplanıyor </span></p>
<p><span style="color:#000000;"> 2 GÜNEŞ SİSTEMİNDE</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> 2.1 Sema çalkalanıyor (= temuur/mevra) 52/9</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.2 Güneş büzülüyor (= izeş şemsü küvviret) 81/1</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.3 Güneş büzülünce çok parlak hale geliyor (= berikal basar) 75/7</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.4 Kütle çekimi azalıyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.5 Güneş genişlemeye başlıyor</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.6 Dünya seması kıpkızıl oluyor (= ked dihan) 55/37, 78/8</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.7 Gezegenler saçılıyor (= kevakibu’n teseret) 82/2</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.8 Ay görünmez oluyor (= hasefel kamer) 75/8</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2.9 Güneş ve ay bir araya geliyor (= cumi’aş şemsü vel kamer) 75/9</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> 3 DÜNYADA</span></p>
<p><span style="color:#000000;"> 3.1 Bütün dünyada şiddetli bir sarsıntı oluyor (= racife) 79/6, 73/14</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.2 Başka bir şiddetli sarsıntı takip ediyor (= tetbeuhe-r radife) 79/7</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.3 Arz başka bir sarsıntıyla sarsılıyor (= ruccetil ardu racca) 56/4</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.4 Arz (madde) kendi zelzelesiyle sarsılıyor (= zilzaleha) 99/1</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.5 Kütle çekimi ortadan kalkıyor (= ve ahracatul ardu eskaleha) 99/2</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.6 Dağlar hareket ediyor (= ve tesiyrül cibali seyra) 52/10</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.7 Denizler taşıyor / birleşiyor (= ve izel biharu fucciret) 82/3</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.8 Denizler kabarıyor / ateşleniyor (= ve izel biharu sücciret) 81/6</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.9 İnsanlar kelebek gibi uçuşuyorlar (= kel feraşil mebsus) 101/4</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.10 Madde parçalanmaya başlıyor (EM kuvveti ortadan kalkıyor) </span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.11 Dağlar dağılıp kum yığınına dönüyor (= kesiyben mehiyla) 73/14</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.12 Dağlar atılmış renli yün gibi oluyor (= kel ihnil menfuş) 101/5</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.13 Arz dümdüz bir çöl haline geliyor (= barizeten) 18/47</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3.14 Arz (madde) sarsılıp dümdüz oluyor (= dekken dekka) 89/21</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1673/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1673/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1673/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1673/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1673/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1673/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1673/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1673/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1673/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1673/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1673/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1673/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1673/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1673/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1673&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/06/11/goklerin-ve-yerin-varlik-haline-getirilisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yaratılış’la İlgili Temel Hükümler&#8230;</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/06/11/yaratilis%e2%80%99la-ilgili-temel-hukumler/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/06/11/yaratilis%e2%80%99la-ilgili-temel-hukumler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2011 09:59:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tebyin çalışmaları.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1668</guid>
		<description><![CDATA[1 &#8211; Semavat ve Arz, Güçlü ve her şeyi Bilen, eşsiz ve benzersiz (= leyse ke mislihi şey’un &#8211; 42/11) Bir Yaratıcı tarafından, gerçeklik olarak (= bil hakk) ve belli bir süre ile yaratılmıştır ve O’nun tarafından yönetilmektedir. 2 &#8211; Yaratıcı, Rahman ve Rahiym’dir. &#8230; 3 &#8211; Semavat ve Arz, bir “şey”den yaratılmıştır (7/185). Bu [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1668&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000;">1 &#8211; Semavat ve Arz, Güçlü ve her şeyi Bilen, eşsiz ve benzersiz (= leyse ke mislihi şey’un &#8211; 42/11) Bir Yaratıcı tarafından, gerçeklik olarak (= bil hakk) ve belli bir süre ile yaratılmıştır ve O’nun tarafından yönetilmektedir.<span id="more-1668"></span></span></p>
<p><span style="color:#000000;">2 &#8211; Yaratıcı, Rahman ve Rahiym’dir.</span><br />
<span style="color:#000000;"> &#8230;</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3 &#8211; Semavat ve Arz, bir “şey”den yaratılmıştır (7/185). Bu “şey” Yaratıcı tarafından çatlatılarak açılmış (= fatara hunne &#8211; 21/56) ve Semavat ve Arz ortaya çıkmıştır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">4 &#8211; Yaratılışın başlangıcında Semavat ve Arz bitişikti (= kaneta retkan &#8211; 21/30), Yaratıcı onları ayırmış (= fetakna huma &#8211; 21/30) ve Semaya boyut kazandırmış (= ves semai rafeaha &#8211; 55/7) ve onda simetriyi vaz etmiştir (= ve vada’al mizan &#8211; 55/7).</span></p>
<p><span style="color:#000000;">5 &#8211; Semayı yedi sema olarak kaza etmiş ve her bir semaya emrini (birincil emr) yüklemiştir (= fe kadahünne seb’a semavatin fi yevmeyni ve evha fi külli semain emreha – 41/12). Bunlar içindeki cisimlerin özellikleri bu emrin mekan içindeki etkileriyle ortaya çıkmaktadır. Gene bunlar içindeki tabiat olayı dediğimiz fiziksel etkileşimler de bu emrlerin etkileşimiyle vuku bulmaktadır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">6 &#8211; Sema, Yaratıcı tarafından bina edilmiştir (= beneyna) ve O genişleticidir (= musiuun &#8211; 51/47).</span></p>
<p><span style="color:#000000;">7 &#8211; Yaratıcı, her şeyi bir bilgi ile kaplamış (= vesia külli şey’in ‘ilma 7/89, 20/98) ve bir bilgi ile ihata etmiştir (= kad ehata bi külli şey’in ‘ilma – 65/12).</span></p>
<p><span style="color:#000000;">8 &#8211; Bir “şey”, belli bir zaman süresi için mekan kazandırılmış “emr”ler cümlesidir. Her şey bir ölçü ile yaratılmıştır (= inna külle şey’in halakna bi kaderin &#8211; 54/49).</span></p>
<p><span style="color:#000000;">9 &#8211; Yaratıcı, her “şey”den çiftler yaratmıştır (= ve min külli şey’in halakna zevceyn &#8211; 51/49).</span></p>
<p><span style="color:#000000;">10 &#8211; Yaratıcı, bir “şey”i murad ettiğinde ona “ol” emrini ekler, o da olur, yani belli bir zaman süresi için mekan kazanır (= innema emruhu iza erade şey’en en yekule lehu kün fe yekun &#8211; 36/82). Yaratıcı’nın bir şeyi murad etmesi, o şeyin emrini oluşturur.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">11 &#8211; Yaratıcı, dilediğinde belli bir zaman ve mekandaki varlıkların özelliklerini, melekleri vasıtasıyla gönderdiği yeni bir emrle (ikincil emr) değiştirir. Aynı şekilde, yaratılışla birlikte vaz ettiği nizam içinde gerçekleşemeyecek olayları gerçekleştirir, gerçekleşmesi kaçınılmaz olayları engeller.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">12 &#8211; Semavat ve Arz, sadece Yaratıcı tarafından bilinen süresi tamamlandığında kitap sayfaları gibi dürülüp toplanacak (= yevme natvi-s semai ke tayy-is sicilli lil kütüb – 21/104) ve yaratılışın başlangıcındaki durumuna getirilecektir (= kema bede’na evvele halkin nuiyduhu – 21/104).</span><br />
<span style="color:#000000;"> 13 &#8211; İnsan da Yaratıcı tarafından tasarlanmış, yaratılmış ve şekillendirilmiştir.</span><br />
<span style="color:#000000;"> 14 &#8211; İnsan, yaratılışı incelemek, düşünmek, anlamak ve bilmek için gerekli özelliklere sahiptir.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Mekan’la ilgili önermeler</span></p>
<p><span style="color:#000000;">1 &#8211; Mekan kendi başına bir varlık, bir “şey” değildir. “Mekan vardır veya yoktur” denemez.</span><br />
<span style="color:#000000;"> 2 &#8211; İçinde emr olmayan bir mekan, bir varlık olamaz, yani bir “şey” değildir.</span><br />
<span style="color:#000000;"> 3 &#8211; Ancak bir “şey”in mekanından bahsedilebilir.</span><br />
<span style="color:#000000;"> 4 &#8211; İçinde emr olmayan hiçbir mekan algılanamaz. Aynı şekilde, henüz bir mekan kazanmamış bir emri de algılamak mümkün değildir.</span><br />
<span style="color:#000000;"> 5 &#8211; Emr bir ortam içinde taşınabilir, fakat taşındığı ortamda o bir “şey” meydana getirmez, ancak uygulandığı zaman bir “şey” ortaya çıkar.</span><br />
<span style="color:#000000;"> 6 &#8211; Bazı emrler, var olan bir şey üzerine, yani üzerinde emr olan bir mekana yüklenebilir. O takdirde o şey, başka bir şeye dönüşür; yani o şeyin özellikleri değişir.</span><br />
<span style="color:#000000;"> 7 &#8211; İçinde yaşadığımız evrende hiçbir boşluk yoktur, uzayın her yerinde emrler bulunur. Bunlar bildiğimiz fizik terimlerle ifade edecek olursak, ya bir cisim meydana getirirler, ya da kuvvet alanı (EM veya Gravitasyon alanı).</span></p>
<p><span style="color:#000000;">Zaman’la ilgili Önermeler</span></p>
<p><span style="color:#000000;">- “Ezel” diye bir kavram Kitap’ta yoktur. “Ebed” var, fakat bunun karşıtı olacak bir kelime yok;</span><br />
<span style="color:#000000;"> “ezel” kelimesi eski Yunan’dan aktarma bir kavram.</span><br />
<span style="color:#000000;"> &#8211; Bu yüzden “X ezelden beri vardır” şeklindeki bütün ifadeler anlamsızdır.</span></p>
<p><span style="color:#000000;">ŞAKİR KOCABAŞIN ÇALIŞMASIDIR. ALLAHTAN RAHMET DİLİYORUM</span></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1668/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1668/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1668/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1668/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1668/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1668/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1668/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1668/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1668/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1668/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1668/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1668/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1668/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1668/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1668&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/06/11/yaratilis%e2%80%99la-ilgili-temel-hukumler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ayet ve Surelerin sıralanmasındaki düzen</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/01/25/ayet-ve-surelerin-siralanmasindaki-duzen-2/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/01/25/ayet-ve-surelerin-siralanmasindaki-duzen-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Jan 2011 23:01:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah İnancı, Dinler ve Evrim Teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Dini, Yöntem Önermeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Dini Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[İman-İnanç-Amel=Takva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1663</guid>
		<description><![CDATA[Kuran’ın Allah katından gelmiş bir kitap olduğuna dair bir çok delil vardır. Bunlar bir tanesi Kuran’daki surelerin sıralanması ve ayet sayılarıyla ilgilidir. Kuran’daki sure ve ayet numaralarını sayılarla ifade ettiğimizde Fatiha Suresini 1:7 (Yani 1. sure 7 ayet), Bakara Suresini 2: 286 (Yani 2. sure 286 ayet) olarak tanımlıyoruz. İşte birazdan inceleyeceğimiz tabloda Fatiha için [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1663&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><a href="http://evvabinsan.files.wordpress.com/2011/01/dini9.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1665" title="dini9" src="http://evvabinsan.files.wordpress.com/2011/01/dini9.jpg?w=300&#038;h=190" alt="" width="300" height="190" /></a></h4>
<h4>Kuran’ın Allah katından gelmiş bir kitap olduğuna dair bir çok delil vardır. Bunlar bir tanesi Kuran’daki surelerin sıralanması ve ayet sayılarıyla ilgilidir.<span id="more-1663"></span></h4>
<p>Kuran’daki sure ve ayet numaralarını sayılarla ifade ettiğimizde Fatiha Suresini 1:7 (Yani 1. sure 7 ayet), Bakara Suresini 2: 286 (Yani 2. sure 286 ayet) olarak tanımlıyoruz. İşte birazdan inceleyeceğimiz tabloda Fatiha için 1 ve 7’yi toplayıp 8’i bulacağız ve 8 çift sayı olduğu için çift hanesine yazacağız. 3. sure olan Ali İmran için sure numarası 3’ü ve ayet sayısı 200’ü toplayıp 203’ü bulacağız ve bu sayı tek olduğu için sayıyı tek hanesine yazacağız. Bunu Kuran’ın tüm sureleri ve tüm ayetleri için gerçekleştireceğiz. Tablodan izleyin.</p>
<table width="601" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td valign="bottom" width="109"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">Sure Numarası ( S.N)</td>
<td valign="bottom" width="120">Ayet sayısı (A. S)</td>
<td valign="bottom" width="120">S.N ile A.S toplamı</td>
<td valign="bottom" width="120">S.N ile A.S. Toplamı çift olanlar</td>
<td valign="bottom" width="132">S.N ile A.S. Toplamı tek olanlar</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">1</td>
<td valign="bottom" width="120">7</td>
<td valign="bottom" width="120">8</td>
<td valign="bottom" width="120">8</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">2</td>
<td valign="bottom" width="120">286</td>
<td valign="bottom" width="120">288</td>
<td valign="bottom" width="120">288</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">3</td>
<td valign="bottom" width="120">200</td>
<td valign="bottom" width="120">203</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">203</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">4</td>
<td valign="bottom" width="120">176</td>
<td valign="bottom" width="120">180</td>
<td valign="bottom" width="120">180</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">5</td>
<td valign="bottom" width="120">120</td>
<td valign="bottom" width="120">125</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">125</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">6</td>
<td valign="bottom" width="120">165</td>
<td valign="bottom" width="120">171</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">171</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">7</td>
<td valign="bottom" width="120">206</td>
<td valign="bottom" width="120">213</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">213</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">8</td>
<td valign="bottom" width="120">75</td>
<td valign="bottom" width="120">83</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">83</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">9</td>
<td valign="bottom" width="120">129</td>
<td valign="bottom" width="120">138</td>
<td valign="bottom" width="120">138</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">10</td>
<td valign="bottom" width="120">109</td>
<td valign="bottom" width="120">119</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">119</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">11</td>
<td valign="bottom" width="120">123</td>
<td valign="bottom" width="120">134</td>
<td valign="bottom" width="120">134</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">12</td>
<td valign="bottom" width="120">111</td>
<td valign="bottom" width="120">123</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">123</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">13</td>
<td valign="bottom" width="120">43</td>
<td valign="bottom" width="120">56</td>
<td valign="bottom" width="120">56</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">14</td>
<td valign="bottom" width="120">52</td>
<td valign="bottom" width="120">66</td>
<td valign="bottom" width="120">66</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">15</td>
<td valign="bottom" width="120">99</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">16</td>
<td valign="bottom" width="120">128</td>
<td valign="bottom" width="120">144</td>
<td valign="bottom" width="120">144</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">17</td>
<td valign="bottom" width="120">111</td>
<td valign="bottom" width="120">128</td>
<td valign="bottom" width="120">128</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">18</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="120">128</td>
<td valign="bottom" width="120">128</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">19</td>
<td valign="bottom" width="120">98</td>
<td valign="bottom" width="120">117</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">117</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">20</td>
<td valign="bottom" width="120">135</td>
<td valign="bottom" width="120">155</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">155</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">21</td>
<td valign="bottom" width="120">112</td>
<td valign="bottom" width="120">133</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">133</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">22</td>
<td valign="bottom" width="120">78</td>
<td valign="bottom" width="120">100</td>
<td valign="bottom" width="120">100</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">23</td>
<td valign="bottom" width="120">118</td>
<td valign="bottom" width="120">141</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">141</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">24</td>
<td valign="bottom" width="120">64</td>
<td valign="bottom" width="120">88</td>
<td valign="bottom" width="120">88</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">25</td>
<td valign="bottom" width="120">77</td>
<td valign="bottom" width="120">102</td>
<td valign="bottom" width="120">102</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">26</td>
<td valign="bottom" width="120">227</td>
<td valign="bottom" width="120">253</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">253</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">27</td>
<td valign="bottom" width="120">93</td>
<td valign="bottom" width="120">120</td>
<td valign="bottom" width="120">120</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">28</td>
<td valign="bottom" width="120">88</td>
<td valign="bottom" width="120">116</td>
<td valign="bottom" width="120">116</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">29</td>
<td valign="bottom" width="120">69</td>
<td valign="bottom" width="120">98</td>
<td valign="bottom" width="120">98</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">30</td>
<td valign="bottom" width="120">60</td>
<td valign="bottom" width="120">90</td>
<td valign="bottom" width="120">90</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">31</td>
<td valign="bottom" width="120">34</td>
<td valign="bottom" width="120">65</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">65</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">32</td>
<td valign="bottom" width="120">30</td>
<td valign="bottom" width="120">62</td>
<td valign="bottom" width="120">62</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">33</td>
<td valign="bottom" width="120">73</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">34</td>
<td valign="bottom" width="120">54</td>
<td valign="bottom" width="120">88</td>
<td valign="bottom" width="120">88</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">35</td>
<td valign="bottom" width="120">45</td>
<td valign="bottom" width="120">80</td>
<td valign="bottom" width="120">80</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">36</td>
<td valign="bottom" width="120">83</td>
<td valign="bottom" width="120">119</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">119</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">37</td>
<td valign="bottom" width="120">182</td>
<td valign="bottom" width="120">219</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">219</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">38</td>
<td valign="bottom" width="120">88</td>
<td valign="bottom" width="120">126</td>
<td valign="bottom" width="120">126</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">39</td>
<td valign="bottom" width="120">75</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">40</td>
<td valign="bottom" width="120">85</td>
<td valign="bottom" width="120">125</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">125</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">41</td>
<td valign="bottom" width="120">54</td>
<td valign="bottom" width="120">95</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">95</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">42</td>
<td valign="bottom" width="120">53</td>
<td valign="bottom" width="120">95</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">95</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">43</td>
<td valign="bottom" width="120">89</td>
<td valign="bottom" width="120">132</td>
<td valign="bottom" width="120">132</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">44</td>
<td valign="bottom" width="120">59</td>
<td valign="bottom" width="120">103</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">103</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">45</td>
<td valign="bottom" width="120">37</td>
<td valign="bottom" width="120">82</td>
<td valign="bottom" width="120">82</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">46</td>
<td valign="bottom" width="120">35</td>
<td valign="bottom" width="120">81</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">81</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">47</td>
<td valign="bottom" width="120">38</td>
<td valign="bottom" width="120">85</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">85</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">48</td>
<td valign="bottom" width="120">29</td>
<td valign="bottom" width="120">77</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">77</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">49</td>
<td valign="bottom" width="120">18</td>
<td valign="bottom" width="120">67</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">67</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">50</td>
<td valign="bottom" width="120">45</td>
<td valign="bottom" width="120">95</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">95</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">51</td>
<td valign="bottom" width="120">60</td>
<td valign="bottom" width="120">111</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">111</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">52</td>
<td valign="bottom" width="120">49</td>
<td valign="bottom" width="120">101</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">101</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">53</td>
<td valign="bottom" width="120">62</td>
<td valign="bottom" width="120">115</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">115</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">54</td>
<td valign="bottom" width="120">55</td>
<td valign="bottom" width="120">109</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">109</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">55</td>
<td valign="bottom" width="120">78</td>
<td valign="bottom" width="120">133</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">133</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">56</td>
<td valign="bottom" width="120">96</td>
<td valign="bottom" width="120">152</td>
<td valign="bottom" width="120">152</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">57</td>
<td valign="bottom" width="120">29</td>
<td valign="bottom" width="120">86</td>
<td valign="bottom" width="120">86</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">58</td>
<td valign="bottom" width="120">22</td>
<td valign="bottom" width="120">80</td>
<td valign="bottom" width="120">80</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">59</td>
<td valign="bottom" width="120">24</td>
<td valign="bottom" width="120">83</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">83</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">60</td>
<td valign="bottom" width="120">13</td>
<td valign="bottom" width="120">73</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">73</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">61</td>
<td valign="bottom" width="120">14</td>
<td valign="bottom" width="120">75</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">75</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">62</td>
<td valign="bottom" width="120">11</td>
<td valign="bottom" width="120">73</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">73</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">63</td>
<td valign="bottom" width="120">11</td>
<td valign="bottom" width="120">74</td>
<td valign="bottom" width="120">74</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">64</td>
<td valign="bottom" width="120">18</td>
<td valign="bottom" width="120">82</td>
<td valign="bottom" width="120">82</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">65</td>
<td valign="bottom" width="120">12</td>
<td valign="bottom" width="120">77</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">77</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">66</td>
<td valign="bottom" width="120">12</td>
<td valign="bottom" width="120">78</td>
<td valign="bottom" width="120">78</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">67</td>
<td valign="bottom" width="120">30</td>
<td valign="bottom" width="120">97</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">97</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">68</td>
<td valign="bottom" width="120">52</td>
<td valign="bottom" width="120">120</td>
<td valign="bottom" width="120">120</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">69</td>
<td valign="bottom" width="120">52</td>
<td valign="bottom" width="120">121</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">121</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">70</td>
<td valign="bottom" width="120">44</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">71</td>
<td valign="bottom" width="120">28</td>
<td valign="bottom" width="120">99</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">99</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">72</td>
<td valign="bottom" width="120">28</td>
<td valign="bottom" width="120">100</td>
<td valign="bottom" width="120">100</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">73</td>
<td valign="bottom" width="120">20</td>
<td valign="bottom" width="120">93</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">93</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">74</td>
<td valign="bottom" width="120">56</td>
<td valign="bottom" width="120">130</td>
<td valign="bottom" width="120">130</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">75</td>
<td valign="bottom" width="120">40</td>
<td valign="bottom" width="120">115</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">115</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">76</td>
<td valign="bottom" width="120">31</td>
<td valign="bottom" width="120">107</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">107</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">77</td>
<td valign="bottom" width="120">50</td>
<td valign="bottom" width="120">127</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">127</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">78</td>
<td valign="bottom" width="120">40</td>
<td valign="bottom" width="120">118</td>
<td valign="bottom" width="120">118</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">79</td>
<td valign="bottom" width="120">46</td>
<td valign="bottom" width="120">125</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">125</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">80</td>
<td valign="bottom" width="120">42</td>
<td valign="bottom" width="120">122</td>
<td valign="bottom" width="120">122</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">81</td>
<td valign="bottom" width="120">29</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">82</td>
<td valign="bottom" width="120">19</td>
<td valign="bottom" width="120">101</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">101</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">83</td>
<td valign="bottom" width="120">36</td>
<td valign="bottom" width="120">119</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">119</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">84</td>
<td valign="bottom" width="120">25</td>
<td valign="bottom" width="120">109</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">109</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">85</td>
<td valign="bottom" width="120">22</td>
<td valign="bottom" width="120">107</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">107</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">86</td>
<td valign="bottom" width="120">17</td>
<td valign="bottom" width="120">103</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">103</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">87</td>
<td valign="bottom" width="120">19</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">88</td>
<td valign="bottom" width="120">26</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">89</td>
<td valign="bottom" width="120">30</td>
<td valign="bottom" width="120">119</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">119</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">90</td>
<td valign="bottom" width="120">20</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">91</td>
<td valign="bottom" width="120">15</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">92</td>
<td valign="bottom" width="120">21</td>
<td valign="bottom" width="120">113</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">113</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">93</td>
<td valign="bottom" width="120">11</td>
<td valign="bottom" width="120">104</td>
<td valign="bottom" width="120">104</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">94</td>
<td valign="bottom" width="120">8</td>
<td valign="bottom" width="120">102</td>
<td valign="bottom" width="120">102</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">95</td>
<td valign="bottom" width="120">8</td>
<td valign="bottom" width="120">103</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">103</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">96</td>
<td valign="bottom" width="120">19</td>
<td valign="bottom" width="120">115</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">115</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">97</td>
<td valign="bottom" width="120">5</td>
<td valign="bottom" width="120">102</td>
<td valign="bottom" width="120">102</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">98</td>
<td valign="bottom" width="120">8</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">99</td>
<td valign="bottom" width="120">8</td>
<td valign="bottom" width="120">107</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">107</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">100</td>
<td valign="bottom" width="120">11</td>
<td valign="bottom" width="120">111</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">111</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">101</td>
<td valign="bottom" width="120">11</td>
<td valign="bottom" width="120">112</td>
<td valign="bottom" width="120">112</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">102</td>
<td valign="bottom" width="120">8</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">103</td>
<td valign="bottom" width="120">3</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="120">106</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">104</td>
<td valign="bottom" width="120">9</td>
<td valign="bottom" width="120">113</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">113</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">105</td>
<td valign="bottom" width="120">5</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">106</td>
<td valign="bottom" width="120">4</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="120">110</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">107</td>
<td valign="bottom" width="120">7</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="120">114</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">108</td>
<td valign="bottom" width="120">3</td>
<td valign="bottom" width="120">111</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">111</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">109</td>
<td valign="bottom" width="120">6</td>
<td valign="bottom" width="120">115</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">115</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">110</td>
<td valign="bottom" width="120">3</td>
<td valign="bottom" width="120">113</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132">113</td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">111</td>
<td valign="bottom" width="120">5</td>
<td valign="bottom" width="120">116</td>
<td valign="bottom" width="120">116</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">112</td>
<td valign="bottom" width="120">4</td>
<td valign="bottom" width="120">116</td>
<td valign="bottom" width="120">116</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">113</td>
<td valign="bottom" width="120">5</td>
<td valign="bottom" width="120">118</td>
<td valign="bottom" width="120">118</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">114</td>
<td valign="bottom" width="120">6</td>
<td valign="bottom" width="120">120</td>
<td valign="bottom" width="120">120</td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="132"></td>
</tr>
<tr>
<td valign="bottom" width="109">6555</td>
<td valign="bottom" width="120">6236</td>
<td valign="bottom" width="120"></td>
<td valign="bottom" width="120">6236</td>
<td valign="bottom" width="132">6555</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kuran’daki tüm surelerin numaralarının toplamı olan 6555 sayısı ile “Tek” hanesinde elde ettiğimiz 6555 sayısı birbirlerinden bağımsız olarak elde ettiğimiz sayılardır. Bu iki sayının eşit olması için hiçbir neden yoktur. Aynı zamanda ayet sayılarının toplamı olan 6236 sayısıyla “Çift” hanesinde elde ettiğimiz 6236 sayısının aynı olması için de hiçbir neden yoktur. Bu veri, Kuran’ın sure ve ayet numaralarındaki ilahi düzenleme için sayısız delilden biridir.<br />
Kuran’ın sure ve ayet numaralarındaki “çift” ve “tek” rakamların düzenlenmesindeki ilginç özellikler bu kadarla kalmaz. Kuran’daki sure sayılarının 114 (6×19) olduğunu biliyoruz. 19’u onu oluşturan en büyük tek ve çift iki sayı olan 10+9 olarak yazarsak 6 x (10+9) olur. Bunun açılımında bulduğumuz 60 sayısı Kuran’daki çift sayılı ayetlere sahip sureleri, 54 sayısı ise tek sayılı ayetlere sahip sureleri ifade eder. Bu 60 tane çift sayılı ayete sahip surelerin; 30 tanesi tek sayılı surelerde, 30 tanesi çift sayılı surelerde geçer. 57 tane tek sayılı ayete sahip surelerin ise; 27 tanesi tek sayılı surelerde, 27 tanesi çift sayılı surelerde geçer. Bunların da geçişi 3 x (10+9) olarak yazılabilir. Böylece 30 ve 27 çıkar.<br />
114= 6x<strong>19</strong> = 6x (10+9) = (6×10) + (6+9) = 60+54<br />
57 = 3x<strong>19</strong> = 3x (10+9) = (3×10) + (3×9) = 30+27<br />
Elimizde 4 tane grup vardır. Her bir grup için bir örnek verelim:<br />
1- Tek sayılı sure – tek sayılı ayet sayısı: Örnek Fatiha Suresi (1. sure 7 ayet)<br />
2- Tek sayılı sure numarası- çift sayılı ayet: Örnek Ali İmran Suresi (3. Sure 200 ayet)<br />
3- Çift sayılı sure numarası- tek sayılı ayet: Örnek Enam Suresi (6. sure 165 ayet)<br />
4- Çift sayılı sure numarası- çift sayılı ayet: Örnek Nisa Suresi (4. sure 176 ayet)<br />
Bu 4 grubun oluşturduğu tablo şöyledir:</p>
<table width="100%" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="100%"><strong>114 Sure</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="50%">60<br />
(Çift sayılı ayete sahip sureler)</td>
<td colspan="2" width="50%">54<br />
(Tek sayılı ayete sahip sureler)</td>
</tr>
<tr>
<td width="25%">30<br />
Çift numaralı sureler</td>
<td width="25%">30<br />
Tek numaralı sureler</td>
<td width="25%">27<br />
Çift numaralı sureler</td>
<td width="25%">27<br />
Tek numaralı sureler</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sırf bir suredeki bir ayeti değiştirirseniz bu düzen değişir. Örneğin Fatiha suresi 8 ayet olursa hem ilk tabloda incelediğimiz düzen, hem sure oranlarında gözlemlediğimiz bu düzen değişir. Aynı şekilde Ali İmran Suresi (3. sure)’ni 2. sure yaparsak da tüm bu matematiksel düzen değişir. Yalnızca bir tek sureye 2, 4, ayet gibi çift bir rakam eklersek veya çıkarırsak tablodaki sonuçlar değişmez. Fakat bir “Tek” bir “Çift” ayetli suredeki yapacağımız değişiklik yine tüm tablodaki verileri değiştirir. Sure sıralamasında ise bir “Tek” ve bir “Çift” numaralı surenin yerini değiştirmeye kalktık mı anında tüm veriler bozulur. Böyle bir tablonun tesadüfen oluştuğunu iddia etmek; görmek istememenin veya matematiksel olasılık hesaplarını doğru değerlendirmemenin bir sonucudur. Allah, Kuran’da kitapları rakamlandırdığına dikkat çekmiştir, ayrıca “Tek”e ve “Çift”e de dikkat çekmiştir. Allah’ın bize gösterdiği bu tablolar, Allah’ın bu dikkat çektiklerindeki hikmetleri anlamamızı sağlamaktadır.<br />
Sure numarasına ve ayet sayısına göre değerlendirdiğimiz sureleri: 1- Homojen sureler, 2- Heterojen sureler olarak iki grupta inceleyebiliriz Homojen surelerden kastımız; hem sure numarası, hem ayet sayısı “Tek” olan veya hem sure numarası, hem ayet sayısı “Çift” olan surelerdir. Heterojen surelerden kastımız ise sure numarası ve ayet sayısından biri “Tek” iken, diğeri “Çift” olan surelerdir. Sureleri bu açıdan incelediğimizde eşit şekilde 57 homojen ve 57 heterojen sure vardır. Tablodan detayları görebilirsiniz:</p>
<table width="100%" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="100%"><strong>114 Sure</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="50%"><strong>Homejen Sureler</strong></td>
<td colspan="2" width="50%"><strong>Heterojen Sureler</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="50%">57 Sure</td>
<td colspan="2" width="50%">57 Sure</td>
</tr>
<tr>
<td width="25%">30 Sure<br />
Çift Sure Numarası<br />
Çift Ayet Sayısı</td>
<td width="25%">27 Sure<br />
Tek Sure Numarası<br />
Tek Ayet Sayısı</td>
<td width="25%">30 Sure<br />
Çift Sure Numarası<br />
Tek Ayet Sayısı</td>
<td width="25%">27 Sure<br />
Tek Sure Numarası<br />
Çift Ayet Sayısı</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sure numaralarının ve ayet sayılarının toplamı “Tek” ve “Çift” olmak açısından anlamlı olduğu gibi aynı zamanda “Tek” ve “Çift” sure numaralarının ve ayet sayılarının adedi de simetriler oluşturarak anlamlıdır. Üstelik bu konuda birbirini iç içe bir sistemle kilitleyen bulgular bu kadarla da kalmaz.<br />
Daha önce Kuran’daki tüm sure numaralarının toplamının 6555 olduğunu gördük. Bu aynı zamanda sure ve ayet numaralarını topladığımızda “Tek” sonuç elde ettiğimiz sütundaki sayıların toplamına eşittir. Arka arkaya gelen sayıların toplamı matematikte nx(n+1)/2 formülüyle bulunur. Bu yüzden Kuran’daki sure numaralarının toplamını şöyle bulabiliriz:<br />
114x(114+1)/2 = 6555<br />
Buradan yola çıkan Ürdün’lü araştırmacı Jalghoom Kuran’da 60 adet “Çift” sayıda, 54 adet “Tek” sayıda ayet olduğunu göz önünde bulundurarak bu formülü ikiye bölerek şöyle yazdı:<br />
60x(114+1)/2 = 3450<br />
54x(114+1)/2 = 3105<br />
Toplam = 6555<br />
Yine bu noktada da karşımıza çok ilginç bir sonuç çıkmaktadır. Kuran’daki “Çift” sayılı ayete sahip surelerin numaralarının toplamı 3450’yi, “Tek” sayılı ayete sahip surelerin numaralarının toplamı ise 3105’i vermektedir.<br />
Bu verdiğimiz örneği oluşturduğu sonuç açısından inceleyelim: 3. ve 17. sureleri örnek olarak ele alalım. 3. Sure 200 ayettir, yani 3. Sure “Çift” sayılı ayete sahip bir suredir. 17. Sure 111 ayettir, yani “Tek” sayılı ayete sahip bir suredir. Bu iki surenin tamamen aynı kalıp sadece sure numaralarının yer değiştirdiğini düşünelim. O zaman “Çift” ayete sahip surelerin numaralarını topladığımızda 3464 edecekti, “Tek” ayete sahip surelerin numaralarını topladığımızda ise 3091 edecekti. Böylece yukarıdaki denklemde elde ettiğimiz veri tamamen bozulacaktı. Yani Kuran’ın herhangi iki suresinin sadece yerlerini değiştirirseniz bile bu tablo bozulacaktır. Bu da Kuran’ın sure numaralarının ilahi bir düzenleme ile oluşturulduğunu ve en ufacık değişikliği bu düzenlemenin kabul etmeyeceğini göstermektedir.<br />
Kuran’ı ikiye bölersek ilk bölümü 57. sure olan Hadid (Demir) Suresi’nin sonuna kadardır. 1’den 57’ye kadar olan sure numaralarını toplarsak 1653 elde ederiz. Hadid Suresi’nin sıra numarasını (57) ve ayet sayısını (29) çarparsak; 57×29= 1653 (19×87) eder. Böylece Hadid Suresi Kuran’ı ikiye bölerek incelediğimizde ilginç matematiksel veriler elde edeceğimize ipuçları vermektedir.</p>
<table width="100%" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="50%">Kuran’ın ilk yarısındaki surelerin toplamı:<br />
(1+2+3+…………….+55+56+57)</td>
<td width="50%">1653 (19×87)</td>
</tr>
<tr>
<td width="50%">Kuran’ın ilk yarısının son suresinin numarasının (57), bu surenin ayet sayısı ile (29) çarpımı</td>
<td width="50%">1653 (19×87)</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kuran’ın ilk yarısında 29 tane “Tek” numaralı, 28 tane “Çift” numaralı sure vardır. Kuran’ın ikinci yarısında 28 tane “Tek” numaralı, 29 tane “Çift” numaralı sure vardır. Bu doğal bir sonuçtur, arka arkaya olan tüm sayılarda bu özellik gözükür. Fakat ilginç olan şudur ki Kuran’ın ilk yarısında 29 tane “heterojen”, 28 tane “homojen” sure varken, ikinci yarısında 28 tane “heterojen”, 29 tane “homojen” sure vardır. Bu matematiğin gerektirdiği bir sonuç değildir. Bu Kuran’ın hiç tükenmeyen mucizelerinden biridir (Daha önce homojenlik ve heterojenlik açısından incelediğimiz tabloyu hatırlayın).</p>
<table width="100%" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="100%"><strong>114 Sure</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="50%"><strong>Kuran’ın ilk yarısı: 57 Sure</strong></td>
<td colspan="2" width="50%"><strong>Kuran’ın ikinci yarısı: 57 Sure</strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="25%"><strong>29 </strong>tane “Tek”<br />
numaralı sure</td>
<td width="25%"><strong>28 </strong>tane “Çift”<br />
numaralı sure</td>
<td width="25%"><strong>29 </strong>tane “Çift”<br />
numaralı sure</td>
<td width="25%"><strong>28 </strong>tane “Tek”<br />
numaralı sure</td>
</tr>
<tr>
<td width="25%"><strong>29 </strong>tane “Homojen” numaralı sure</td>
<td width="25%"><strong>28 </strong>tane “Heterojen” numaralı sure</td>
<td width="25%"><strong>29 </strong>tane “Heterojen” numaralı sure</td>
<td width="25%"><strong>28 </strong>tane “Homojen” numaralı sure</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Sırf Kuran’daki sure numaralarını ve ayet sayılarını “Tek” ve “Çift” açısından incelememiz bile Kuran’daki surelerin sırasının da, ayetlerin numaralarının da ilahi düzenleme ile düzenlendiğini ve bu düzenin matematiksel sistem ile korunduğunu ispata yeterlidir. Elimizde matematiksel mucize açısından test ettiğimiz tek bir tane Kitap vardır. Fakat bu tek Kitap hiç tükenmeyen mucizeler vermektedir. Çünkü bu Kitap insan gücünün çok ötesindedir ve her şeyin Yaratıcısı tarafından indirilmişir.</p>
<p><a href="http://www.kurandaceliskiyoktur.com/" target="_blank">ww.kurandaceliskiyoktur.com</a> sitesinden <a href="http://www.kurandaceliskiyoktur.com/?p=156" target="_blank">alıntıdır</a>.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1663/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1663/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1663/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1663/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1663/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1663/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1663/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1663/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1663/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1663/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1663/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1663/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1663/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1663/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1663&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/01/25/ayet-ve-surelerin-siralanmasindaki-duzen-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://evvabinsan.files.wordpress.com/2011/01/dini9.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">dini9</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yüce Allah&#8217;ı &#8220;dünyada ve ahirtte&#8221; görebilecekmiyiz.</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/01/13/yuce-allahi-dunyada-ve-ahirtte-gorebilecekmiyiz/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/01/13/yuce-allahi-dunyada-ve-ahirtte-gorebilecekmiyiz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2011 10:30:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahiret inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Allah İnancı, Dinler ve Evrim Teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Benzersiz Tekliği ve Varlığının Delilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Dini Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[İman-İnanç-Amel=Takva]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1653</guid>
		<description><![CDATA[Yüce Allah&#8217;ı noksan/eksik tanımlardan/sıfatlardan tenzih ederim. Gayretimiz, yüce Rabbimizi Tespih (noksan sıfatlardan tenzih etmek, kamil ve kemal sıfatları ile tanıtmak ve O&#8217;nun programında olmak) dır. boyun eğdip/iman ettim. ben &#8220;müslüman&#8221;lardanım! yüce Rabbimize yakıştırılan, ona layık olmayan nitelemeler ve yanlış anlaşılmalar varsa, biz (müslümanlar) arkamızı dönüp gidemeyiz (bunu yapmaktan Rabbime sığınırım). bu yazımızda sizin hem aklınıza [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1653&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<div>
<div><img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/hs012.snc6/166227_180578075310048_150813641619825_481437_3540253_n.jpg" alt="" /></div>
</div>
<p>Yüce Allah&#8217;ı  noksan/eksik tanımlardan/sıfatlardan tenzih ederim. Gayretimiz, yüce  Rabbimizi Tespih (noksan sıfatlardan tenzih etmek, kamil ve kemal  sıfatları ile tanıtmak ve O&#8217;nun programında olmak) dır. boyun eğdip/iman  ettim. ben &#8220;müslüman&#8221;lardanım! yüce Rabbimize yakıştırılan, ona layık  olmayan nitelemeler ve yanlış anlaşılmalar varsa, biz (müslümanlar)  arkamızı dönüp gidemeyiz (bunu yapmaktan Rabbime sığınırım). bu  yazımızda sizin hem aklınıza hem gönlünüze hitap ederek konuyu ele  alacağız. Rabbini tenzih etme noktasında, akıl ve vijdan sahibi olan  toplum bilinci kara varacaktır.<span id="more-1653"></span></p>
<p>Konumuzu evvela vahyin denetiminde ele alacak olursak:.</p>
<p>&#8220;Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir.&#8221; İhlas Suresi/4</p>
<p>&#8220;O&#8217;nun benzeri hiçbir şey yoktur. Ve O, en iyi işitendir, en iyi görendir.&#8221; Şura Suresi/11</p>
</div>
<p>Kur’an-ı Kerim öğretisine göre, dünyada ve ahirette Allah’ın zatını  görmek mümkün değildir. Bu konuda örnek verecek olursak, Kur’an-ı  Kerim&#8217;den mealen: “Gözler O’na erişemez, O ise gözlere erişir; O, çok  lütuf sahibidir, her şeyden haberlidir. ” En’âm Suresi/103. ayetin  belirtildiğine göre, gözler Allah’ı göremez, bu muhkem bir ayet olup,  süreklilik ifade etmektedir. Yani, hem Dünyayı hem de Ahireti  kapsamaktadır. Aksi iddiada bulunanlar ise, bu konuyla ilgili olarak  müteşabih olan Kıyâmet Suaresi/ 23. ayetini muhkemleştirip doğru yoldan  sapmaktadırlar.</p>
<p>Şöyle ki, Kur’an’dan mealen:</p>
<p>&#8220;Hayır,  siz çabuk (geçen dünyây)ı seviyorsunuz da,&#8221; 75/20 &#8220;Âhireti  bırakıyorsunuz.&#8221; 75/21 &#8220;Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar,&#8221; 75/22  &#8220;Rabbi’ne bakar.&#8221; 75/23</p>
<p>Kıyâmet Suresi/23. ayette geçen  bakmaktan maksat, müteşabih olup, Rabb’in rahmetini beklemek  manasındadır. Zira, Âl-i İmran Suresi/ 77 de, Allah, rahmet etmeyecek  olduğu kimseler için, müteşabih olarak onları inzar etmeyeceği, yani  bakmayacağı ifadesini kullanmıştır. Durum böyle olunca, Allah’ı inzar  edenler. O’nu gerçek manada görenler değil, Rahmetini bekleyenler  (cennete girmeyi umanlar) olmuş olur. Allah’ın inzar etmemesi, yani  rahmet etmemesiyle ilgili olarak, Kur’an’dan mealen: &#8220;Allah’a verdikleri  sözü ve yeminlerini az bir ücret mukabili satanlar var ya, işte onların  âhiret te bir payı yoktur; Allah kıyamet günü onlarla konuşmayacak,  onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmaz. Onlar için acı bir azap  vardır.&#8221; Âl-i İmran Suresi/ 77</p>
<p>Böylece, Allah’ı  görememenin muhkem, bakmanın ise müteşabih olduğu ve manasının yani  tevilinin, Allah’ın rahmetini beklemek olduğu kolayca anlaşılabilir.</p>
<p>Asırlardır,  en çok tartışılan ve merak edilen konulardan biride, Allah’ın insanlar  tarafından görülüp görülemeyeceği olayıdır. Bir kimse bize kıymetli bir  hediye gönderse ve kim olduğunu bilmesek, hem kim olduğunu öğrenmek, hem  de görmek isteriz. Yahut ta çok kıymetli bir eser görsek, hem eseri  yapanı, hem de sahibini öğrenmek ve görmek isteriz. Allah bütün kainatın  yaratıcısı ve sahibidir. Kainatın bir parçası olarak bizi de yaratmış  ve sayamayacağımız kadar çok nimetlerle bizi niyetlendirmiştir. Allah’ı,  müminler olarak çok büyük bir sevgiyle sever ve merak ederiz. Fakat bu  merakımızın, O’nu tanımayı isteme arzumuzun, O’nun razı olduğu sınırlar  içerisinde kalması ve bu konuda haddi aşmamamız gerekir. Çok değerli ve  büyük şahsiyet olan Musa Peygamber bir zamanlar, Allah’ı görmek istemiş  ve bu isteğini Allah’tan talep etmişti, fakat Allah bunun mümkün  olamadığını kendisine bildirmişti. Bu konuda Kur’an’dan mealen:</p>
<p>&#8220;Ne  zaman ki, Musâ, tayin ettiğimiz vakitte geldi ve Rabbi o&#8217;na konuştu.  (Musâ,) &#8220;Ey Rabbim! Göster bana Kendini de bakayım Sana!&#8221; dedi. (Rabbi  o&#8217;na) dedi ki:&#8221;Beni sen asla göremezsin, velâkin şu dağa bak, eğer o  yerinde durabilirse, sen de Beni göreceksin.&#8221; Daha sonra Rabbi dağa  tecelli edince onu paramparça ediverdi, Musâ da baygın olarak yere  yığıldı. Ayılıp kendine gelince de, &#8220;Seni tenzih ederim, sana döndüm  [tövbe ettim] ve ben inananların ilkiyim&#8221; dedi.&#8221; A&#8217;raf Suresi/143</p>
<p>Kelâmcıların  bir hayli meşgul olup tartıştıkları ve sonuçta mümkün olmadığı,  olamayacağı üzerinde ittifak ettikleri &#8220;Allah&#8217;ın görülmesi&#8221; meselesi,  Kur’ân&#8217;da hiçbir tereddüde mahal vermeyecek bir açıklıkla  bildirilmiştir: &#8220;Gözler O&#8217;na erişemez, O ise gözlere erişir; O, çok  lütuf sahibidir, her şeyden haberlidir. &#8221; En&#8217;âm Suresi/103.  Âyetteki ل &#8211;  len edatı ile arkadan gelen şart cümlesi, insanın Allah&#8217;ı gormesinin  mümkün olmayacağını gostermektedir.</p>
<p>Tecellî sozcüğü ortaya  çıkmak, görünmek demektir. Sözcüğün kaynağı, Arapların celevtü&#8217;l-arûse =  gelini açığa çıkardım tabiridir. Bu sözcük ayrıca &#8220;üzerindeki pası  giderilerek ortaya çıkarılan kılıç&#8221; için de kullanılır. Tecellî  sözcüğünün mastarı olan cila’ sozcüğü Türkçeye de aynı anlamla  geçmiştir.</p>
<p>Allah&#8217;ın Mûsâ peygambere dağın parçalanışını  göstermesindeki sebep, fizikî yapı olarak bir insanla mukayese  edilmeyecek derecede sert olan kayaların bile Allah&#8217;ın tecellisi hâlinde  ne duruma geleceğini göstermektir. Nitekim bu gösteriden sonra Mûsâ  peygamber, Seni tenzih ederim, sana döndüm (tövbe ettim) ve ben  inananların ilkiyim demek suretiyle Allah&#8217;ın görülemeyeceğine ilk  inananın kendisi olduğunu beyan etmiştir. Yoksa Mûsâ peygamberin  inananların ilkiyim ifadesi, &#8220;Allah&#8217;ın varlığına inananların ilkiyim&#8221;  anlamında değildir. Çünkü Mûsâ peygamberin inancı o anda gördükleriyle  oluşmamıştır ve o eskiden beri Allah&#8217;a inanmaktadır.</p>
<p>Bu olaydan daha sonra İsrâîloğulları da Allah&#8217;ı görmek istemişlerdir:</p>
<p>&#8220;Hani  bir zamanlar da &#8220;Ey Mûsâ biz Allah&#8217;ı açıkça görmedikçe senin sözünle  asla inanmayacağız&#8221; demiştiniz de bunun üzerine siz bakıp dururken sizi  yıldırım çarpıvermişti.&#8221; Bakara Suresi/5</p>
<p>Kur’an’dan diğer  bir örnek, mealen: &#8220;Allah bir beşerle (karşılıklı) konuşmaz. Ancak  vahiyle, yâhut perde arkasından konuşur; yâhut bir elçi gönderip izniyle  dilediğini vahye der. O, yücedir, hakimdir.&#8221; Şura Suresi//51</p>
<p>Bu  ayetleri dikkate aldığımızda, göz görmesiyle Allah’ı görmemizin mümkün  olmadığını anlamış oluruz. Gözün yaptığı görev, sahip olduğu  özelliklerine göre bilgi ileterek baktığımız şeyleri bize bildirmesidir.  Gözün bu özelliği araya girmeden herhangi bir şey hakkında bilgi edine  bilirsek edindiğimiz bilgi kadar onu tanımış ve hakkında bilgi edinmiş  oluruz. Bu durum göz görmesinin yerini alabilecek bir husustur, zira  netice itibariyle durum aynı olmuş olmaktadır. Böylece göz görmesi söz  konusu olmadan, Allah razı olduğu miktarda bir bilgiyle zatını cennet  ehline tanıtacaktır. Bu durum göz görmesini aratmayacak bir husus  olacaktır, zira cennet ehlinin hiçbir dileği ret edilmeyeceği gibi,  onların dünyasında üzüntü ve hasrete de yer yoktur. Böylece biz, hem  dünyada, hem de ahirette, Allah’ı kendi zatı hakkında bize bildirmiş  olduğu bilgiler miktarınca bilebiliriz. Allah’tan gelmiş bir bilgi  olmadan, hiç kimse Allah’ın zatı konusunda söz söylememelidir. Ahirette  bilgiyle dahi olsa, Allah’ın zatını kuşatmak, tamamen onu kavramak  mümkün değildir. Bu hususlarda örnek verecek olursam, Kur’an’dan mealen:</p>
<p>&#8220;O  gün (mahşere) çağırana uyarlar (hiç kimsenin) ondan sapma (imkânı)  yoktur. Rahmân için sesler kısılmıştır, fısıltıdan başka bir şey  işitemezsin.&#8221; Ta&#8217;ha Suresi/108</p>
<p>&#8220;O gün Rahmân’ın izin verip sözünden hoşlandığı kimseden başkasının şefâati fayda vermez.&#8221; Ta&#8217;ha Suresi/109</p>
<p>&#8220;Onların  önlerindekini ve arkalarındakini (geçmişlerini ve geleceklerini) bilir;  onlar ise bilgice O’nu kuşatamazlar (ne O’nun zâtını kavrayabilirler,  ne de bildiklerini ihâta edebilirler)&#8221; Ta&#8217;ha Suresi/110</p>
<p>Görüldüğü  gibi, bilgiyle dahi Allah’ı kuşatmak mümkün değildir. Kendi zatı  hakkında bize ne kadar bilgi vermişse. O’nu ancak o kadar tanıyabiliriz.  Bunun ötesinde, O’nun zatı hakkında konuşmamız mümkün değildir. Bu  konuda, Kur’an’dan mealen:</p>
<p>&#8220;De ki: “Rabbim, ancak  kötülükleri, gerek açığını, gerek gizlisini; günâhı ve haksız yere  saldırmayı; hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi Allah’a ortak  koşmayı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyler söylemenizi harâm  etmiştir.” A&#8217;raf Suresi/33</p>
<p>&#8220;Ey insanlar, yeryüzünde  bulunan helâl ve temiz şeylerden yeyin, şeytanın adımlarını  izlemeyin;çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır.&#8221;Bakara Suresi/168</p>
<p>&#8220;O  (şeytan) size dâima kötülük ve çirkin iş (yapmanızı), Allah hakkında  bilmediğiniz şeyler söylemenizi emreder.&#8221; Bakara Suresi/169</p>
<p>Görüldüğü  gibi Allah’ı takdir ettiği ölçüde bilgi ile tanıma ve bilme vardır.  Allah’ın göz görmesi şeklinde görüleceğini iddia etmek veya inanmak, bir  Müslüman için olacak şey değildir.</p>
<p>Ebu Zerr (radıyallahu  anh) anlatıyor: &#8220;Resulullah (a.s)&#8217;a: &#8220;Sen Rab Teala&#8217;nı hiç gördün mü?&#8221;  diye sordum. &#8220;O&#8217; nurdur, ben O&#8217;nu nasıl görürüm&#8221; buyurdular. &#8221; [Müslim,  İman 291, (178); Tirmizî, Tefsir, Necm, (3278).] [İbrahim Canan, Kutub-i  Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 14/475.]</p>
<p>Hiç kuşkusuz o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü görmüştü&#8221; Necm Suresi/1-18</p>
<p>Ayetteki  &#8220;Hiç kuşkusuz o,&#8230; görmüştü&#8221; anlamındaki cümlede öznenin Hz. Peygamber  olduğu açıktır; fakat onun neyi gördüğünü şu mânalardan biriyle  açıklamak mümkündür: a) Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü, b) Rabbinin  en büyük âyetlerinden bir kısmını, c) Rabbinin en büyük âyetlerini  gördü. Bunlardan ilk mânayı tercih eden müfessirlerden bazıları bunu  Cebrâil&#8217;i görmesi şeklinde açıklamışlar, bazıları da Hz. Peygamber&#8217;in  Rabbini görmüş olması ihtimali üzerinde durarak bu konuyu geniş biçimde  tartışmışlardır. İbn Abbas&#8217;tan meşhur olarak nakledilen rivayette  Peygamber&#8217;in Rabbini gözüyle gördüğü belirtilirken, kendisine bu konuda  soru sorulan Hz. Âişe bu ihtimali reddetmiştir.</p>
<p>Mesruk  (ra) anlatıyor: &#8220;Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)&#8217;ye dedim ki: &#8220;Ey anneciğim!  Muhammed (a.s) Rabbini gördü mü?&#8221; Bu soru üzerine: Söylediğin sözden  tüylerim ürperdi. Senin üç hatalı sözden haberin yok mu?</p>
<p>Kim  onları sana söylerse yalan söylemiş olur. Şöyle ki: Kim sana: &#8220;Muhammed  Rabbini gördü&#8221; derse yalan söylemiş olur. (Hz. Aişe bu noktada, sözüne  delil olarak) şu ayeti okudu. (Mealen): &#8220;Onu gözler idrak edemez, O ise  gözleri idrak eder&#8221; (En&#8217;am 103).</p>
<p>Devamla dedi ki: &#8220;Kim  sana derse ki Muhammed yarın olacak şeyi bilir, yalan söylemiştir. Zira  ayet-i kerimede (mealen): &#8220;Hiçbir nefis yarın ne kesbedeceğini bilemez&#8221;  (Lokman 34) buyrulmuştur.</p>
<p>Kim sana Muhammed&#8217;in vahiyden  bir şey gizlediğini söylerse o da yalan söylemiştir. Çünkü ayet-i  kerimede (mealen): &#8220;Ey Peygamber! Sana Rabbinden her indirileni tebliğ  et. Şayet bunu yapmazsan Allah&#8217;ın risaletini tebliğ etmiş olmazsın&#8221;  (Maide 67) buyrulmuştur. Lakin Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)  Cibril&#8217;i (suret-i asliyesinde) iki sefer görmüştür.&#8221; [Buhârî, Tefsir,  Maide 7, (Bed'ül-Halk 6, Tefsir, Necm 1, Tevhid 4; Müslim İman, 287,  (177); Tirmizî, Tefsir, En'am (3070).] [İbrahim Canan, Kutub-i Sitte  Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 14/476.]</p>
<p>Mükemmellik sadece yüce Alah&#8217;a özgüdür.</p>
<p>Her şeyin en doğrusunu yüce Allah bilir.</p>
<p>Selametle kalınız dua ile.</p>
<div>
<div><img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/hs012.snc6/166227_180578075310048_150813641619825_481437_3540253_n.jpg" alt="" /></div>
</div>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1653/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1653/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1653/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1653/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1653/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1653/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1653/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1653/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1653/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1653/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1653/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1653/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1653/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1653/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1653&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2011/01/13/yuce-allahi-dunyada-ve-ahirtte-gorebilecekmiyiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/hs012.snc6/166227_180578075310048_150813641619825_481437_3540253_n.jpg" medium="image" />

		<media:content url="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/hs012.snc6/166227_180578075310048_150813641619825_481437_3540253_n.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Müslüman Olmayan Allah&#8217;a Teslim Olamaz mı?</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/11/19/musluman-olmayan-allaha-teslim-olamaz-mi/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/11/19/musluman-olmayan-allaha-teslim-olamaz-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Nov 2010 09:30:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Dini, Yöntem Önermeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Dini Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1645</guid>
		<description><![CDATA[Allah, kainatı ve içindekileri belli/belirli ölçüler/yasalar/kurallar/sünnetullah ile yarattı. Ve bu ölçülere riayet etmenin adını ‘teslim’ olma yolu/dini (Allah’a teslim olma/İslam) olarak belirledi. ’’Din’’ en temel anlamıyla ‘gidilen yol’ demektir. Allah, insanlığa gidilecek yolun kendisine, yani koyduğu ölçülere/sünnetullaha teslim olma yolu olduğunu iletti. Bu yolun/dinin, kabul edilebilir tek geçerli yol/din olduğunu bildirdi (”Allah’ın indinde tek yol/din [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1645&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> </strong></em>Allah,  kainatı ve içindekileri belli/belirli  ölçüler/yasalar/kurallar/sünnetullah ile yarattı. Ve bu ölçülere riayet  etmenin adını <strong>‘teslim’ </strong>olma yolu/dini (Allah’a teslim olma/İslam) olarak belirledi. <strong>’’Din’’</strong> en temel anlamıyla <strong>‘gidilen yol’</strong> demektir. <span id="more-1645"></span>Allah, insanlığa gidilecek yolun kendisine, yani koyduğu  ölçülere/sünnetullaha teslim olma yolu olduğunu iletti. Bu yolun/dinin,  kabul edilebilir tek geçerli yol/din olduğunu bildirdi (”Allah’ın  indinde tek yol/din teslimiyetttir/İslam’dır”). Konulan  sınırlara/hududullaha/sünnetullaha teslim olmayıp aykırı davranması  halinde yine kendisinin zarar göreceğini de bildirdi. Tıpkı ateşe  dokununca yanmanın gerçekleşeceği yasası/sünnetullahı gereği, zarar  gören yasaya aykırı davranandır/teslim olmayandır. Bu yasalar sadece  fiziki yasalar değil, sosyal, psikolojik, siyasal yaslar da vardır,  teslim olunması gereken. Yaradanın tüm yasalarına  teslim olmak  (gayreti)  gerekir. Yani Yaratılışa/fıtrata uygun davranmanın adıdır  teslim olmak (İslam). <strong>Allah bu tek geçerli Yol’u ilk insandan  başlayarak insanlığa iletti. Ta ki Son Elçiye değin. Rengi, dili,  sınıfı, cinsiyeti, rütbesi, konumu, görevi ne olursa olsun bu Yol’a uyan  teslim olan-müslüman olandı.</strong></p>
<p><strong> </strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Fakat  gelin görün ki birileri kendilerini Allah’ın has-öz kulu sayarken,  başkalarını ‘’üvey kul’’ gibi görebilmektedir. Birileri dediysem,  marjinal düzeyde bir kemmiyetten ya da fıkıh terimiyle şaz bir görüşten  bahsetmiyorum. Maalesef ‘’Müslüman’’ alemin büyük büyük çoğunluğunun  düşüncesidir bu.</strong></p>
<p><strong>Kurtuluşu bireysel ‘’iman ve  erdemli davranış (amel-i salih)’’ ekseninden çıkarıp sosyolojik aidiyete  indirgeyen bu mantığın, biyolojik aidiyeti önceleyen Yahudi mantığından  azıcık farklı olduğunu ben de kabul ediyorum. İyi ama bu farkın azıcık  olması, İslamoğlu’nun ‘’yahudileşme temayülü’’ dediği vakanın çokça  olduğu anlamına gelmez mi?</strong> Sosyolojik aidiyet, bir noktadan sonra biyolojik aidiyetle eşitlenmez mi?</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Hasbelkader  adına İslam ülkesi denen bir ülkede doğmuş olman; ne kadar iğrenç  yaşarsan yaşa ‘’en sonunda’’ bir palmiye ağacının altında hurîlerin  kucağını garantiye almanı sağlıyorsa, sözkonusu olan ‘’adl-i ilahi’’  olamaz. Allah, elbette böyle anlaşılmaktan münezzehtir. </strong>Ben ‘son din’e mensubum demenin, <strong>‘’ed-din’’</strong> i fehm-edebilmişler açısından tebessüme sebebiyet vermesinin, bir hayra  vesile oluştan (mü’min kardeşini tebessüm ettirme hayrından) öte anlamı  yoktur. Son peygambere iman etmesi, araştırmacı ruhunun ve yoğun  tefekkürünün ürünü olanlara hürmetlerimiz vardır. <strong>Ama, Müslüman  atalarının son halkası/nesli olması münasebetiyle avucunda bulduğu ‘’son  elçi’’yi, Brezilyalı veya İzlandalı bir manav amcanın avucunda bulduğu  ‘’son elçi’’ den ebedî azab veya ebedî mükafat mesafesi kadar üstün  kılmak kendini yalnızca kandırmaktır.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kitab’a  kulak verdiğimizde, 2/62. ve 5/69. ayetler ölçütleri sıralamış.  Kitab’ın önem ve destek verdiği akl’ı işlettiğimizde de böylesi bir  çifte standardın Yaratıcı iradeye yakıştırılamayacağı aşikar. Vicdana  (içsel/enfüs ayetler) sorduğumuzda da ilk ikisini onaylayacaktır.Kemal  olan ve ‘’ed-din’’in/mesajın son hali olan (Esed’in kavramıyla; son-en  üst formu olan) Ku’an’dır, evet. Ve bu mesajın son elçisi de Muhammed  (s) tir. Bunda kuşku yok. Ancak Allah’a ‘‘teslim olmak’’tan,  davranışlarında sınır tanımaya ve erdemli olmaya gayret etmek dışında  sosyolojik bir aidiyeti anlamamalıyız.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Erdemli  yaşamanın ve ‘sınır’ tanımanın evrensel boyutlu olduğunu kabul  etmeliyiz. Eğer postmodern bir zihin kodu taşımıyorsak. Aklı ve vicdanı  olan her insan evrensel ölçütlerde buluşabilir. Öldürmeyeceksin,  çalmayacaksın-sömürmeyeceksin, yalan söylemeyeceksin, zulmetmeyeceksin,  fitne çıkarmayacaksın, yoksula vereceksin, imar edeceksin, zulme rıza  göstermeyeceksin, mazlumun yanında olacaksın, gerektiğinde aç  bırakılmışlar ve zulme uğramışlar uğrunda savaşacaksın, gerektiğinde  barış için nefsine ve öfkene gem vuracaksın…</strong></p>
<p>Şimdi  söyleyin bana, bu ilkelere inanmak ve bu ilkelere uymak için illa  Diyarbakır’da, Medine’de, Tahran’da, Kahire’de, İstanbul’da doğmuş olmak  mı gerekli? Ya da bu ilkelere inanıp, bu ilkelerle aheng içinde yaşasa  bile salt Şili’de doğduğu için İsa’yı son elçi belleyen bir adama cennet  ebediyen kapalı mı? Evrensellik ve cihanşümullük iddiasına sahip  birinin bu çelişkiyi açıklaması gerekir. Allah (cc)’ ın murad ettiği bir  ‘’kul’’ olsa bile, doğduğu ve yaşadığı çevre neticesinde Muhammed’e  değil de mesela İsa’ya iman eden biri/lerinin ‘’müslüman’’ olmadığını  iddia etmek, ‘’teslimiyet’’ten yani İslam’dan anladığının aşiret dini  mantığı olmadığını bana tafsilatlı olarak izah etmeli birileri.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Her  tür günaha boğulup sosyolojik aidiyeti gereği müslüman olduğunu  söyleyen/sanan biri ile erdemli bir hayat gayretinde olan ama sosyolojik  aidiyeti gereği hıristiyan-budist-teist olduğunu söyleyen/sanan  arasında ebedî mükâfat-azap kadar bir fark olduğunu söylemek evrensellik  iddiasının neresine sığar bilemiyorum. </strong>Aslında bu mantık başka  ümmetlerin kendi içlerinde bir düzen ve hukukla yaşamalarını gereksiz  görmeyi gerektirir. Ne yaparlarsa yapsınlar en sonunda sonsuz azaptan  kurtulamayacaklarına göre onlara her şey mübah!</p>
<p>Oysa akıl  ayeti/ni’meti bu fikri reddediyor. Aklı destekleyen ve işletilmesine  çağrıda bulunan Kitabî ayetler de bunu reddediyor. Kitabın ana fikri de  bu sonuca götürmez/götürmemeli hiçbir aklı/akıllıyı.</p>
<p><strong>Maksat  hasıl olmuş ise hangi elçi aracılığı ile hasıl olduğunun farkı bu kadar  çok olmamalı. Olmamalı, zira bu, amacı araç, aracı amaç kılmaktır.  Müslümanlığı/teslimiyeti Adem’den Muhammed’e dek süren ilahî  mesajlar/buyruklar/zikirler/hatırlatmalar (insana fıtratını hatırlatma)  olarak görmeyip baba mirası gibi görmektir.</strong></p>
<p>La  nuferriqu beyne ahadin min rüsulih… demişken ayet ve aracısız iman  etmenin ve Allaha aracısız (tefekkür akıl ve vicdanı aracılığı ile)  teslim olmanın adını ‘İbrahim’ koymuşken, kalkıp teslimiyetin hangi  aracı/elçi ile gerçekleştiğine bakmak tam da aracılar/elçiler/resuller  arasında fark gözetmek değil midir?</p>
<p>İslamoğlu’nun şu cümlesi özetliyor maksadımızı:<strong> ‘’Önemli olan isimlere mensubiyet değil Allah’a teslimiyettir.’’ </strong>Unutmayın  Allah kulları arasında ayırım yapmaz. Baba mirası tüketenleri ise  kayırmaz. Belki fazladan sorguya çeker. Teslimiyet/İslam ise babamızın  malı değil zaten.</p>
<p><em><strong>-Ali Ömer Esedoğlu-</strong></em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1645/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1645/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1645/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1645/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1645/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1645/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1645/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1645/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1645/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1645/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1645/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1645/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1645/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1645/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1645&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/11/19/musluman-olmayan-allaha-teslim-olamaz-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>SALAT NEDİR?</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/11/13/salat-nedir/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/11/13/salat-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Nov 2010 12:04:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1627</guid>
		<description><![CDATA[Salat  Kuran’ın en temel kavramlarından biridir. İnananların temel özelliği olarak  anlatılmaktadır.23/1-4 , Felaha ulaştı o müminler ki onlar  salatlarında itaatkardırlar. Onlar boş şeylerden yüz çevirirler. onlar arınıp yücelmek için yaparlar. (zekatı verirler) 22/35 , Onlar öyle kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri  titrer. Başlarına gelene sabrederler, salatı ikame ederler ve kendilerine  verdiğimiz şeylerden harcarlar. 24/37 [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1627&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Salat  Kuran’ın en temel kavramlarından biridir. İnananların temel  özelliği olarak  anlatılmaktadır.23/1-4 , Felaha ulaştı o müminler ki  onlar  salatlarında itaatkardırlar. Onlar boş şeylerden yüz çevirirler.  onlar arınıp yücelmek için yaparlar. (zekatı verirler)<span id="more-1627"></span></p>
<p>22/35  , Onlar öyle kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalpleri  titrer.  Başlarına gelene sabrederler, salatı ikame ederler ve kendilerine   verdiğimiz şeylerden harcarlar.</p>
<p>24/37 , Onlar ne  ticaretin ne de alışverişin kendilerini  Allah’ın zikrinden , salatı  ikame etmekten ve zekat vermekten alıkoyamadığı  insanlardır. Onlar  ,kalplerin ve gözlerin ters döneceği bir günden korkarlar.</p>
<p>35/29  , Allah’ın kitabını okuyanlar ,salatı ikame edenler, ve  kendilerine  verdiğimiz rızıkdan gizli ve açık sarf edenler, asla zarara   uğramayacakları bir ticaret umarlar.</p>
<p>98/5 , Oysa  kendilerine dini yalnız Allah’a halis kılarak ,  Allah’ı birleyenler  olarak ona kulluk etmeleri,salatı ikame etmeleri, zekatı  vermeleri  emredilmişti. İşte doğru din budur.</p>
<p>Salatı ikame etmeyenlerin durumu ise şöyle özetleniyor.</p>
<p>19/59  , Onlardan sonra yerlerine öyle bir nesil geldi ki salatı  zayi ettiler  , şehvetlerine uydular. Azgınlıklarının cezasını çekecekler</p>
<p>74/41-47  , Suçlulardan sorarlar sizi yakıcı ateşe ne sürükledi?  Derler ki : Biz  salat edenlerden olmadık,yoksula da yedirmezdik, ceza gününü   yalanlardık, sonunda bu haldeyken ölüm bize gelip çattı.</p>
<p>75/31-32 , Ne doğruladı , ne de salat etti. Fakat yalanladı ve  yüz çevirdi.</p>
<p>Allah’ın  bu kadar önem verdiği salat ve salatı ikame etmek kavramları ne  manaya  geliyor? Kavramlar önce kelime manaları ile kullanılıp daha sonra   kavramlaştıklarında kelime manaları unutularak yeni manalar   yüklenebilmektedir. Kuran indiği dönemde kelime manasıyla anlaşılan ve  Kuranın  yüklediği mana ile kavramlaşan sözler daha sonra dar kalıplara  sıkıştırılmak  suretiyle gerçek manalarından soyutlanabilmektedir. Kuran  ışığında salat  kavramını incelerken de dar kalıplar,dogmalar ile  meseleye yaklaşmamak için  salatın kelime manasına ve bu manaların  Kuran’da kullanılma örneklerine bir  göz atalım.</p>
<p>Salat : Arkasından gitmek, arka çıkmak, destek  olmak, dua etmek (çağırmak) manalarına gelmektedir.</p>
<p>İkame etmek : Ayağa kaldırmak , yeniden diriltmek  , icra etmek demektir.</p>
<p>33/56  , Allah ve melekler resule salat ederler (arka çıkar,  destek olurlar)  ey müminler siz de ona salat edin (arka çıkın destek olun)  selam edin  (güvenliğini sağlayın)</p>
<p>33/43 , O (Allah) sizi  karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için  salat etmektedir (destek  olmakta, yardım etmektedir) , melekler de. O (Allah)  müminlere rahmet  eder.</p>
<p>9/103 , Onların mallarından bir miktar sadaka al ki  onları  temizleyesin , arıtasın ve onlara salat et.(destek ol,arka çık)  Senin salatın (desteğin) onları yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.</p>
<p>11/87  , Ey Şuayip dediler senin salatın mı (arkasından  gittiğin, arka  çıktığın şeymi) sana babalarımızın kulluk ettiklerinden yahut   mallarımız üzerinde dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi emrediyor. Oysa  sen  yumuşak huylu ve akıllısın.</p>
<p>20/14 , Muhakkak ki ben  ben Allah’ım benden başka ilah yoktur.  Bana kulluk et benim zikrim için  salatı ikame et. (desteğini ayaklandır )</p>
<p>29/45 ,  Kitaptan sana vahyedileni oku ve salatı ikame et .  (Onun arkasından  giderek ona desteğini ayaklandır.) Çünkü salat ( vahyin  arkasından  giderek ona destek olmak ) kötü ve çirkin şeylerden alıkoyar.  Allah’ın  zikri (Kuran) elbette en büyüktür.</p>
<p>3/38-39 , Orada  Zekeriya rabbine dua etmişti. Rabbim demişti  bana katından temiz bir  nesil ver. Sen duayı işitensin.Zekeriya mihrapta  kalkmış salat (dua )  ederken melekler nida etti “Allah sana Allah’dan bir  kelimeyi  doğrulayıcı, efendi, kendine hakim ve Salihlerden bir nebi olarak   Yahya’yı müjdeler.</p>
<p>Yukarıdaki ayetlerin üzerine biraz düşünelim. ( 47/2 Onlar  Kuran’ı düşünmüyorlar mı?Yoksa kalpleri kilitli midir?)</p>
<p>33:56. Allah ve melekleri, resule çok salat  ederler. Ey müminler! Sizde ona salat edin selam edin</p>
<p>Allah’ın  resulü Hz. Muhammet kendisine indirilen vahyi insanlara duyurmaya  ve  Allah’ın dinini yaymaya başladıktan sonra gerek müşrikler gerek  münafıklar  ona karşı savaş açmışlar ve onunla mücadeleye girmişlerdir.</p>
<p>22:72.   Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında   hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların  neredeyse  üzerlerine saldırırlar.</p>
<p>68:51.  O inkâr  edenler Zikri (Kuran’ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle   devirivereceklerdi. Hâla da “Hiç şüphe yok o bir delidir” derler.</p>
<p>41:26.  İnkâr edenler: Bu Kuran’ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki  bastırırsınız dediler.</p>
<p>Allah  resulü bir konuda karar verdiğinde ona muhalefet ederek fitne   oluşturmaya çalışan münafıklar var. Hatta bunlar bir mescit kurarak  fitneyi  yaymaya çalışıyorlar.</p>
<p>9:107.  (Münafıklar  arasında) bir de (müminlere) zarar vermek, (hakkı) inkâr etmek,   müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resûlüne karşı   savaşmış olan adamı beklemek için bir mescit kuranlar ve: (Bununla)  iyilikten  başka bir şey istemedik, diye mutlaka yemin edecek olanlar da  vardır. Halbuki  Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik  eder</p>
<p>Böyle bir ortam var ve Allah ile melekler resule  salat ediyorlar. Ve  müminlerde resule salat ederek onu Esenlik,güvenlik  altına alıyorlar. Aynı  zamanda Allah müminlere de salat ediyor.</p>
<p>33/43  , O (Allah) sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak  için salat  etmektedir (destek olmakta, yardım etmektedir) , melekler de. O  (Allah)  müminlere rahmet eder.</p>
<p>Şimdi bu salatın bir tezahürünü Kurandan nakledelim.</p>
<p>8:9.   Hatırlayın ki, siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da, ben peş peşe  gelen  bin melek ile size yardım edeceğim, diyerek duanızı kabul  buyurdu.</p>
<p>8:10.  Allah bunu (meleklerle yardımı) sadece  müjde olsun ve onunla kalbiniz yatışsın  diye yapmıştı.Zaten yardım  yalnız Allah tarafındandır. Çünkü Allah mutlak galiptir, yegâne hüküm ve  hikmet sahibidir.</p>
<p>8:11.  O zaman katından bir güven  olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu;  sizi  temizlemek,şeytanın pisliğini (verdiği vesveseyi) sizden gidermek,   kalplerinizi birbirine bağlamak ve savaşta sebat ettirmek için  üzerinize  gökten bir su (yağmur) indiriyordu.</p>
<p>8:l2. Hani  Rabbin meleklere: “Muhakkak ben sizinle beraberim;  haydi iman edenlere  destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım;  vurun  boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına! diye vahyediyordu</p>
<p>Resulün  sağlığında müminlerin ona salat ve selam etmeleri ona arka çıkmak   destek olmak ve onu güvenlik altına almak olarak anladık . Peki şimdi  resule  salat ve selam etmek nasıl olacak diye bir soru akla gelebilir.  Hz. Muhammet’e  saldırılar, onu olduğundan farklı gösterme eğilimleri  devam etmiyor mu? Onun  adını kullanarak din tahrif edilmiyor mu?  Öyleyse onun risaletine sahip  çıkarsak ve onun ahlakıyla ahlaklanırsak  ancak böylelikle ona salat etmiş  oluruz diye düşünüyorum. Onun  risaleti: Kuran, ahlakı ise kuran ahlakı idi.</p>
<p>9:103.  Onların mallarından sadaka al; bununla  onları temizlersin, onları  arıtıp yüceltirsin. ve onlara salat et . Çünkü  senin salatın onları  yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.</p>
<p>Allah’ın resulü Hz.  Muhammet müminler ile daima  dayanışma içinde olmuştur. Her konuda  onlarla istişare etmiş onlara destek  olmuş yani salat etmiştir.  Allah’ın resulünün desteğini arkasında gören bir  mümin için bunun ne  kadar önemli olduğu tartışmasızdır. Her insan gibi  Allah’ın resulü de  ölmüştür. (21:34-35)  Onun salatını kazanmak için onun risaletine  (Kuran’a ) tabi olmak ona salat  etmek yani arkasından gitmek  gereklidir.</p>
<p>11:87. Dediler ki: Ey Şuayb! Babalarımızın  kulluk  ettiklerini, yahut mallarımız hususunda dilediğimizi yapmayı  terk etmemizi  sana salatın mı emrediyor? Oysa sen yumuşak huylu ve çok  akıllısın!</p>
<p>Ayette geçen hadiseyi şöyle bir gözümüzde  canlandıralım. Şuayip AS.  Allah’ın kendisine vahyettiklerini toplumuna  iletiyor. Onlara babalarınızın  kulluk ettiği tabi olduğu şeylerden  vazgeçin ölçü ve tartıda hile yapmayın. Öksüzün, yetimin, yoksulun  hakkını yemeyin . Allah’a kulluk edin .Allah’ın  vahyine tabi olun  diyor. Toplumun ileri gelenleri şaşkın ey Şuayip diyorlar  sen halim  selim bir insandın bizim işlerimize karışmazdın sana ne oldu da  böyle  oldun sana salatın mı böyle yapmanı bizim düzenimizle uğraşmanı   emrediyor? diyorlar. Dikkat edersek burada salat din anlamını   çağrıştırmaktadır. Şuayip AS.ın Arkasından gittiği, arka çıktığı destek  olduğu  Allah’ın emirleri, Allah’ın düzenidir. Yani onun dinidir.</p>
<p>20:14. Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah’ım.  Benden başka ilâh yoktur. Bana kulluk et; benim zikrim için salatı ikame et.?</p>
<p>Allah’ın zikri için salatı ikame etmek emrediliyor. Peki Allah’ın zikri  nedir</p>
<p>54:17-22-32-40.  Andolsun biz Kuran’ı öğüt (zikir) alınsın diye kolaylaştırdık. öğüt (zikir)  alan yok mu?</p>
<p>36:69.  Biz ona (Peygamber’e) şiir öğretmedik. Zaten ona yaraşmazdı da. O sadece bir  öğüt (zikir)ve apaçık okunandır.</p>
<p>Zikir öğüt manasına geliyor. Allah’ın öğüdü yani kurandır.</p>
<p>15:9.  Zikri (Kuran’ı) kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız.</p>
<p>Allah’ın  zikri: Kuran olduğuna göre kuran için salat etmek nasıl olacaktır?   Elbette ki Kurana tabi olmak, hükümlerini yerine getirmek ve onun için   mücadele etmek ile Allah’ın zikri için salat edilmiş olacaktır.</p>
<p>Allah’ın  her şeye gücü yeter. O ol dediği zaman her şey olur. Öyleyse onun   kitabının, onun değerlerinin destek olmaya, arka çıkmaya ihtiyacı da  yoktur.  Ancak insanların imtihan için dünyaya gönderilmeleri uygun  görülmüştür. Salatı  ikame etmeleri, zekatı vermeleri, karşılaştıkları  müşküllere sabretmeleri  imtihanı kazanmak için yapmaları emredilen  şeylerdendir.</p>
<p>29:2.  İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle  bırakılıvereceklerini mi sandılar?</p>
<p>29:3.   Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir.  Elbette  Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka  ortaya koyacaktır.</p>
<p>29:45 Kitab’dan sana vahyedileni oku  ve salatı  ikame et.(onun arkasından giderek ona desteğini ayaklandır.)  Muhakkak ki,  salat, ( vahyin arkasından gitmek ) hayâsızlıktan ve  kötülükten alıkoyar.  Allah’ın zikri elbette en büyüktür. Allah  yaptıklarınızı bilir.</p>
<p>Allah’ın zikri için salat etmeyi  emreden Allah  bunun nasıl olması gerektiğini de tarif ediyor. “Kitaptan  sana vahyedileni oku  !” Kitabı bilmeyen ,onunla donanmayan bir insan  nasıl onun için salat edecek?  İnanan bir insan kendisini vahiy ile  muhatap kabul eder ve onun arkasından  giderse bu yaptığı eylem ona  hayasızlık ve kötü işler yapmaya müsaade eder mi?  Kuran “103:1-2-3-   Asra and olsun ki İnsan hüsrandadır , ancak iman edip iyi ameller  işleyenler,  birbirlerine hak ile ve sabır ile tavsiye edenler  müstesnadır.”  diyecek ve ona tabi olan mümin iyi ameller yerine kötü ve  çirkin işler yapacak  mümkün mü?</p>
<p>43:36-37-38Kim   Rahmân’ın zikrinden: Kuran’dan gafil olursa ona bir saptırıcıyı  musallat  ederiz. Artık o onun arkadaşı olur. O saptırıcılar bunları  yoldan çıkardıkları halde bunlar kendilerinin doğru yolda olduklarını  sanırlar.</p>
<p>Kişi Kuran’ı okurken dahi ondan gafil, habersiz olabilir. Eğer düşünerek,  anlayarak ve öğüt alarak okumuyorsa</p>
<p>3:38.  Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti: Rabbim!  Bana tarafından hayırlı bir  nesil bağışla. Şüphesiz sen duayı hakkıyla  işitensin, dedi.</p>
<p>3:39.   Zekeriyya mihrapta kalkmış salat (dua) ederken melekler ona şöyle nida   ettiler: Allah sana, kendisi tarafından gelen bir Kelime’yi tasdik  edici,  efendi, iffetli ve Sâlihlerden bir peygamber olarak Yahya’yı  müjdeler.</p>
<p>Şu ana kadar salat kavramının arka çıkmak  arkasından gitmek destek olmak  manalarının üzerine vurgu yapıldığını  gördük. Salatın birde dua manası vardır.  Dua genel manada çağırmak,  davet etmek anlamına özelde Allah’ın yardımını  çağırmak, Allah’a niyaz  etmek anlamına gelir. Zekeriya AS. Mihrapta salat ederken melekler ona  nida ediyorlar. Burada Zekeriya AS. niyaz halinde olduğu  anlaşılıyor.</p>
<p>7:55.  Rabbinize boyun bükerek gizlice dua edin . O haddi aşanları sevmez.</p>
<p>25:77.  De ki: duanız olmazsa, Rabbim size ne diye değer versin? Yalanladınız onun  için azap yakanızı bırakmayacaktır!</p>
<p>2:186.   Kullarım sana, beni sorarsa : Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit  dua  edenin duasına karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim  davetime uysunlar  ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.</p>
<p>Salatı ikame etmek nasıl mümkün olur?</p>
<p>16:89.  Sana bu kitabı , her şeyi açıklayan , Müslümanlara yol gösterici rahmet ve  müjde olarak indirdik.</p>
<p>6:105.   Böylece biz âyetleri geniş geniş açıklıyoruz ki, “Sen ders almışsın”  desinler de biz de anlayan toplum için Kuran’ı iyice açıklayalım.</p>
<p>Öncelikle  her şeyi açıklayan ve müslümanlara yol gösterici olan Kuran’ın   eğitimini almamız gerekir. Bu eğitim aklederek, düşünerek, özümseyerek  Kuran’ı  okumamız ve onun furkan özelliğini kazanma gayretlerimiz ile  oluşacaktır.  Allah’ın bize gönderdiği mesajı öğrenmeden onun emir ve  yasakları  doğrultusunda bir hayat sürdürmemiz,salatı ikame etmemiz  nasıl mümkün  olabilir?</p>
<p>21:45.  De ki: Ben, sadece, vahiy ile sizi ikaz ediyorum. Fakat, sağır olanlar, ikaz  edildikleri zamanbu çağrıyı duymazlar.</p>
<p>6:19.  Bu Kurdan bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi uyarmam için vahyolundu.</p>
<p>25:1.  Âlemlere uyarıcı olsun diye kuluna Furkan’ı indiren, Allah, yüceler yücesidir.</p>
<p>8:29.   Ey iman edenler! Eğer Allah’tan korkarsanız O, size furkan var eder.  (iyi ile  kötüyü ayırdedecek bir anlayış verir), suçlarınızı örter ve  sizi bağışlar.  Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.</p>
<p>Yukarda  salatı ikame etmek için bir eğitimin gerekliliğinden bahsetmiştik.  Bu  eğitimin iki boyutu vardır. Birincisi ilim, ikincisi tatbikat .  günümüzde  işin ilim kısmını halletmek nispeten kolay . Kuran tasnif  edilmiş bir kitap  olarak elimizde , çoğumuz okuma yazma biliyor, kendi  lisanımızda bir Kuran  meali temin ederek Allah’ın mesajını  öğrenebiliriz. Birde Kuran’ın indiği  yılları gözümüzün önüne getirelim.  Allah resulü vasıtası ile bir din  gönderiyor,Resulün sağlığında  ayetler inmeye devam ediyor, inananların elinde  tasnif edilmiş bir  kitap yok ve Allah zikrim ( Kuran ) için salatı ikame edin  , onunla  uyarın, onunla hayatınıza yön verin buyuruyor. Kuranı nasıl öğrenecek   ve öğretecekler? Birde toplumun yapısına bakalım. Köleliğin ve feodal  yapının  hakim olduğu bir toplum. İnsanlar birbirlerine kulluk ediyor,  rüku (boyun  eğmek) ve secde (itaat etmek) ediyor, el etek öpüyor.  Allah’ın resulü ve Kuran  ise kula kulluğu kaldırmak için gönderiliyor.</p>
<p>Yukarda  anlattığımız ortamda dua manasına da gelen salatın bir tatbik  şeklinin  Allah’ın resulü tarafından müslümanlara öğretildiğini görüyoruz.   Müslümanlar Allah’ın resulü önderliğinde günün belli vakitlerinde bir  araya gelerek Allah’a dua ediyorlar,rüku ve secde ediyorlar, onu tesbih  ediyorlar  (yüceltiyorlar) ve hem de Kuran’ı tedris ediyorlardı. Çeşitli  sebeplerle Allah  resulünün cemaatine katılamayan müminler ise bu  eylemi ya kendi aralarında  birleşerek yada ferdi olarak yerine  getiriyorlardı.</p>
<p>62:9.  Ey iman edenler! Cuma günü salat  için çağırıldığınızda hemen Allah’ın zikrine  (öğüdüne) koşun ve alış  verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin  için daha  hayırlıdır.</p>
<p>62:10.Salatı  bitirdiğinizde artık yeryüzüne  dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin. Allah’ı  çok anın  (zikredin)umulur ki kurtuluşa erersiniz.</p>
<p>Çeşitli uğraşlar  içersinde her zaman bir araya gelemeyen müminlerin hiç  değilse haftada  bir gün bir araya gelerek salat etmeleri emrediliyor. Farsça  dan  dilimize giren namaz kelimesiyle ifade edilen dua manasındaki bu salatı   ifa ederken özel bir hazırlık yapmamız da emredilmektedir.</p>
<p>5:6.   Ey iman edenler! Salat için kalktığınız zaman yüzlerinizi,  dirseklerinize  kadar ellerinizi, başlarınızı meshedip, topuklara kadar  ayaklarınızı yıkayın.  Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta,  yahut yolculuk halinde  bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse,  yahut da kadınlara  dokunmuşsanız (cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu  hallerde su bulamamışsanız  temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve  (dirseklere kadar) ellerinizi  onunla meshedin. Allah size herhangi bir  güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi  tertemiz kılmak ve size (ihsan  ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki  şükredersiniz.</p>
<p>Dua  mahiyetindeki bu özel salatın tatbikinde Köle sahibi bir müslümanın   kölesiyle aynı safta durması, boyun eğmenin, itaat ve teslimiyetin  yalnızca  Allah’a yapılabileceğini simgeleyen rüku ve secdeler, sadece  Allah’ı yücelten  ifadeler ve Kuran tedrisi hep genel manadaki salata  hazırlık olarak  yapılmaktaydı. Kulun Acizliği ve Allah’ın yüceliği ön  plana çıkarılarak  Allah’a teslimiyet manasına gelen islamın ihyası için  mücadelenin bir simgesi  haline gelmişti.</p>
<p>Müslümanlar  kuranı düşünerek, öğüt alarak okumayı, onun terbiyesine girmeyi  ihmal  edince, zikrim (Kuran) için salatı ikame edin emrini unutunca namaz da   özünü kaybederek sadece bazı şekillerden ibaret bir tatmin aracı haline  geldi.  İman iddiasında bulunan insanlar Allah resulü gibi Kurana tabi  olmadıkça iman  etmiş olmayacaklarını bilmeli, salatı ikame ederken  (genel manada ) salat  etmeliler. (özel manada)</p>
<p>49:14.   Bedevîler “İnandık” dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama “Boyun  eğdik”  deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi. Eğer Allah’a ve  elçisine itaat  ederseniz, Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez.  Çünkü Allah çok  bağışlayan, çok esirgeyendir.</p>
<p>49:15.   Müminler ancak Allah’a ve Resûlüne iman eden, ondan sonra asla şüpheye   düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla savaşanlardır. İşte  doğrular  ancak onlardır.</p>
<p>29:45.  Kitaptan sana  vahyedileni oku ve salatı ikame et. Çünkü salat kötü ve çirkin   şeylerden alıkoyar. Allah’ın zikri (öğüdü) elbette en büyüktür. Allah  ne  yaptığınızı bilir.</p>
<p>Günümüzde Müslümanların durumu  genellikle bedeviliktir. Bedevilikten  kurtulmadıkça gerçek manada  Salatı ikame edemeyeceğimizin şuurunda olmalıyız.</p>
<p>Kendi durumumuzun sağlamasını yapmak için ise salatın bizi kötü ve çirkin  şeylerden alı koyup koymadığına bakmalıyız.</p>
<p>Bazı ayetler ve düşündürdükleri</p>
<p>107:1.  Dini yalanlayanı gördün mü?</p>
<p>107:2.  İşte o, yetimi itip kakar;</p>
<p>107:3.  Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;</p>
<p>107:4.  Yazıklar olsun o salat edenlere ki,</p>
<p>107:5.  Onlar salatlarından gafildirler. Onlar yanlış salatta ısrar ediyorlar.</p>
<p>107:6.  Onlar gösteriş yapanlardır,</p>
<p>107:7.Ve  hayra da mâni olurlar. Bağlılıktan alıkoyarlar.</p>
<p>Dikkat  edersek dini yalanlayanın salatından bahsediyor. Kuran’ın indiği   yıllarda ayetin muhatabı olan Mekkeli müşriklerin salat ettiğini  anlıyoruz.  Allah bizi salat eden müşrik olmaktan korusun.</p>
<p>Buradaki  salat öncelikle batıl olan atalarının dinine arka çıkmak yanlış   olduğunu idrak etse de atalarından kendisine miras kalanı savunmak  sonrada  onun fenomenlerini yerine getirmek anlamlarına gelmektedir.</p>
<p>2:170. Onlara  “Allah’ın indirdiğine uyun” dense “hayır biz atalarımızı üzerinde bulduğumuza  uyarız derler.</p>
<p>8:35.  Onların Beyt yanındaki salatları ıslık çalıp el çırpmaktan ibaretti şimdi  azabı tadın!</p>
<p>Ayette  onlar diye mescidi haramın koruyucusu olduklarını söylen, hacılara su  veren, Kabe yi temizleyen, Allah’a inanan, hz. İbrahim’in salatını   sürdürdüklerini iddia eden insanlardan söz ediliyor. Günümüze uyarlarsak  yetim  hakkı yiyen, insanlara zulmeden , Allah’ın zikrinden “Kuran’dan”  gafil  yaşayan, din ile dünyayı ayıran sonrada namaz kılan insanlar  için “Onların salatları yatıp kalkmaktan ibarettir.” diyebiliriz. Tabi  ki bütün hayatında  salatı ikame eden , dine arka çıkan , Kuran’ın  arkasından giden sonrada namaz  kılan müminleri kastetmiyorum.</p>
<p>17:110.   De ki: “İster Allah diye çağırın(davet edin), ister Rahman diye  çağırın(davet  edin). Hangisiyle çağırırsanız nihayet en güzel isimler  onundur. Salatında  bağırma onda sesini fazla da kısma ; ikisinin arası  bir yol tut.</p>
<p>Ayette kastedilen namaz ise namazlarda sesiz  okumak suretiyle bu emir  tamamen çiğneniyor demektir. Eğer geniş manada  salat kastediliyorsa dine  davette salattır ve ayette de davetin şekli  anlatılmaktadır.</p>
<p>(Lokman As. ın vasiyeti ) Yavrum!  Salatı ikame et, iyiliği emret, kötülükten  vazgeçirmeye çalış, başına  gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer  işlerdir.</p>
<p>31:18.   Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme.  Zira  Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.</p>
<p>31:19.  Yürüyüşünde tabiî ol, sesini alçalt. Unutma ki, seslerin en çirkini  merkeplerin sesidir.</p>
<p>Lokman  As. oğluna salatı ikame etmesini (Allah’ın  emirlerini, dinini ayağa  kaldırmasını) vasiyet ederken dikkat etmesi gereken  şeyleri de  anlatıyor. Salatı ikame ederken iyiliği emredip kötülükten   vazgeçirecek, başına gelenlere sabredecek, insanlara yanağını  bükmeyecek,  bağırıp çağırmayacak. “17:10.  Salatında bağırma” ayeti ile  birlikte düşünelim.</p>
<p>10:87.  Biz de Musa ve kardeşine:  Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın ve  evlerinizi kıble  yapın,(yönelinecek yerler yapın)salatı ikame edin. (Ey Musa!)  Müminleri  müjdele! diye vahyettik.</p>
<p>Musa As. Firavuna gönderiliyor,  Firavun  yalanlıyor. Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden  korkuya  düştükleri için kavminden bir gurup gençten başkası Musa’ya  iman etmiyor.(10:83.)  : “Allah’a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler  topluluğu için deneme konusu  kılma!”(10:85.). Ve bizi  rahmetinle o  kâfirler topluluğundan kurtar!” diye dua ediyorlar.(10:86)  Bunun  üzerine Musa ve kardeşine : Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın ve   evlerinizi kıble yapın,(yönelinecek yerler yapın)salatı ikame edin.”  emri  geliyor. Evlerine yönelen (evlerinde organize olan ) bu müminler  ne yapmakla  salatı ikame etmiş olacaklar?</p>
<p>14:37.  “Ey  Rabbimiz! Ben zürriyetimden bir kısmını senin Beyt-i Harem’inin  (Kâbe’nin)  yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Rabbimiz  salatı ikame  etsinler diye. Sen de birtakım gönülleri onları sever yap  ve onları çeşitli  meyvelerle besle ki şükretsinler.</p>
<p>2:125.   Biz, Beyt’i (Kâbe’yi) insanlara toplanma mahalli ve güvenli bir yer  kıldık.  Siz de İbrahim’in makamından bir salat yeri edinin İbrahim ve  İsmail’e: Tavaf  edenler, akifler, rükû ve secde edenler için evim’i  temiz tutun, diye  emretmiştik</p>
<p>Hz. İbrahim Beytullah’ı  inşa ediyor. Niye? Toplantı ve güven yeri olsun  diye. Zürriyetinden bir  kısmını bu bölgeye yerleştiriyor. Niye? Salatı ikame etsinler diye.  Toplantı ve güven yeri olan Beytullah ve çevresinde salatı  ikame  etmenin ve haccın manası nedir? Bir sultanın saltanat sürdüğü, beytül   malın Allah’ın rızası doğrultusunda kullanılmadığı, Müslümanların  kongrelerini  gerçekleştiremedikleri, kıyam etmedikleri müddetçe  Müslümanlar salatı ikame  etmiş, haccetmiş olurlar mı?</p>
<p>5:106   Ey müminler, birinize ölüm gelince vasiyet sırasında sizden olan iki  adil  kişi, aranızda şahitlik etsin yada yeryüzünde yolculuk ederken  başınıza ölüm  musibeti gelmişse sizden olmayan iki kişi (şahitlik  etsin) Eğer şüpheye  düşerseniz o iki şahidi salattan sonra alıkor, “Bu  vasiyet karşılığında hiçbir şeyi satın almayacağız, akraba (menfaatine)  de olsa; Allah (için yaptığımız)  şahitliği gizlemeyeceğiz, (aksini  yaparsak) bu takdirde biz elbette  günahkârlardan oluruz” diye Allah  üzerine yemin ettirirsiniz.</p>
<p>Sizden olan, sizden olmayan  tabirlerinin kuranda mümin,mümin olmayan  manasında kullanıldığı tesbiti  ile baktığımızda mümin olmayan kişinin salatını  namaz olarak  algılayabilir miyiz?</p>
<p>Salat dua manasına gelir demiştik.  Dua da davet manasına geldiğine göre Yusuf (as)ın zindan arkadaşlarına  yaptığı davetin bir benzeri kastedilerek bu  da salat olarak  isimlendiriliyor diye düşünüyorum.</p>
<p>Yazan: Deniz Avcı.<a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=100001683157825"><br />
</a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1627/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1627/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1627/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1627/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1627/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1627/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1627/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1627/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1627/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1627/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1627/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1627/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1627/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1627/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1627&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/11/13/salat-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Deniz Nasıl Yarıldı</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/10/02/deniz-nasil-yarildi/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/10/02/deniz-nasil-yarildi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Oct 2010 07:17:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Dini Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1613</guid>
		<description><![CDATA[Dikkat ederseniz, bunca gürültü arasında, mecbur kalmadıkça doğrudan gerilimli gündeme ilişkin yazmamaya çalışıyoruz. Yazarsak bile on yıl sonra da okunabilecek yazılar çıkarmaya çalışıyoruz. Yazdığımız yazılar daha çok M.İkbal’in tavsiyesi doğrultusunda İSLAM’da DİNİ DÜŞÜNCENİN YENİDEN İNŞAASINA yönelik. Ortalık kısmi sükunete de kavuşmuşken, kendi mecramızda akmamıza ve epeydir beklettiğimiz bir konuyu ele almamıza müsaade ediniz .. Yazının [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1613&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dikkat ederseniz, bunca gürültü arasında,  mecbur kalmadıkça   doğrudan gerilimli gündeme ilişkin yazmamaya  çalışıyoruz. Yazarsak  bile  on yıl sonra da okunabilecek yazılar  çıkarmaya çalışıyoruz.  Yazdığımız  yazılar daha çok M.İkbal’in tavsiyesi  doğrultusunda  İSLAM’da DİNİ  DÜŞÜNCENİN YENİDEN İNŞAASINA yönelik. Ortalık kısmi  sükunete de  kavuşmuşken, kendi mecramızda akmamıza ve epeydir  beklettiğimiz bir  konuyu ele almamıza müsaade ediniz ..</strong></p>
<p><strong>Yazının  başlığını okuyunca, bir çok kişi Hz. Musa zamanında   Kızıldeniz’in  yarılmasını hatırlamış ve BUNU DA İNKAR EDECEKLER diye   sanırız  hayıflanmıştır. Yo,HAYIR  inkar etmeyeceğiz. BENZERİNİN BU  GÜNDE OLMASI  LAZIM tefsir ilkemiz gereği nasıl olduğunu göstereceğimiz,  hem de  fotoğraflarıyla. Öyle ya KUR’AN eskilerin masalı olmadığını  kendisi  söylemiyormuydu ..<span id="more-1613"></span></strong></p>
<p><strong>[İnkâr edenler, Bu KUR'AN evvelkilerin masallarından başka bir şey değil derler][EN'AM SURESİ 25. AYET]</strong></p>
<p><strong>Zaten  ben bu tür KUR’AN kıssalarını İsrailiyat etkisinden  kurtarmaya,   YAŞAYAN KUR’AN espirisi çerçevesinde, tarih, hayat ve  tabiat  bağlamında  yeniden ele almaya çalışmaktayız. Çünkü KUR’AN her  ne şeyden  bahsediyorsa, bilin ki, aktörleri değişmek  suretiyle bugün  de  oluyordur. AKSİ HALDE KUR’AN2IN EVRENSELLİĞİNDEN BAHSEDİLEMEZ ..</strong></p>
<p><strong>Bu  tür KUR’AN kıssalarını yaşandığı tarihte bir kez olmuş  bitmiş bir   mucize olarak görenler, asıl KUR’AN’ı tarihsel olarak  anlamaktalar.   KUR’AN’ın evrensel mesajını olayın geçtiği o zaman ile  sınırlandırmakta,   o tarihe gömmekte ve o mekana hapsetmekteler.</strong></p>
<p><strong>Zira  KUR’AN’dan evrensel  mesajlar çıkarılabilmemiz için ele  aldığı  konuların benzerlerinin bugün  de oluyor/yaşıyor olması lazım.</strong></p>
<p><strong>Bu şu demektir; O çok bildiğimizi zannettiğiniz KUR’AN’ı, yeniden okumamız gerekiyor ! ..</strong></p>
<p><strong>Bunu en çok da insanları KUR’AN’a çağıranların yapması gerekiyor ! ..</strong></p>
<p><strong>Bu  anlamda mucizenin OLAĞAN DIŞI OLAN ŞEY değil; OLMAKTA  OLAN ŞEY   olduğunu, bunun için tarihe, hayata ve tabiata bakmamız  gerektiğini yani   kafamızı kaldırıp etrafa bakmamız veya KUR’AN’ın  tabiri ile YOL  KENARIN DA duran kanıt ve kalıntılara bakmamız  gerektiğini söyleyip   durmaktayız. Öyle ya bir kez olmuş ve bitmiş olan  bir hadisenin bize  nasıl bir öğretisi olabilir ? ..</strong></p>
<p><strong>İşte size fotoğraflarıyla başka bir kanıt daha ..</strong></p>
<p><strong>Güney Kore’nin Jindo adasına gidiyoruz ..</strong></p>
<p><strong>Aşağıdaki haberi lütfen okuyun ..</strong></p>
<p><strong>Fotoğraflı olarak alıntıladık ..</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<div>
<div><strong><a href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=259822&amp;fbid=150084978365405&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=151794661520121&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=151794661520121&amp;id=100000917110105"><img src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs672.snc4/61226_150084978365405_100000917110105_259822_745918_n.jpg" alt="" /></a></strong></div>
</div>
<p><strong>﻿</strong></p>
<p><strong>Diğer  fotoğrafları internette bir çok haber sitesi veya gazeteden  fotoğraflarıyla beraber okuyabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>HABER ŞÖYLE:</strong></p>
<p><strong>GÜNEY KORE’de bulunan Jindo adası dünyanın en şaşırtıcı doğal  olaylarından birisine tanıklık ediyor.</strong></p>
<p><strong>Denizde yaşanan Med-Cezir  sırasında deniz iki taraftan çekiliyor ve kara ortaya çıkıyor.</strong></p>
<p><strong>Ortaya   çıkan kara 2.8 kilometre uzunluğunda ve 40 metre  eninde. Görüntü aynen   Hazreti Musa zamanında Kızıldeniz’in ortadan  ikiye yarılmasını   hatırlatıyor. Med – Cezir zamanlarında adada artık  geleneksel olarak bir   festival düzenleniyor.</strong></p>
<p><strong>Güney Koreliler  festivalde adeta adaya akın  ediyor.  Milyonlarca insan denizin  çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan bu  yoldan  adaya yürümek için burada  toplanıyor. Ancak Güney Koreliler bu  olayın  med cezir olduğuna  inanmıyorlar. Efsaneye göre Jindo Adasında  yaşayan  köylüler sık sık  kaplanların saldırılarına uğruyorlardı. Günün   birinde kaplanlar bütün  köy ü kuşatınca köyde yaşayanlar can havliyle   adanın komşusu olan Modo  adasına yüzdüler. Bu arada köyün en yaşlı   kişisi olan bir kadın yüzme  bilmediği için Modo Adasına gidemedi.  Sahile  kadar yürüyen bu kadın,  adaya geçemeyeceğini anlayınca Tanrı’ya  dua  etti. Duası kabul olan bu  kadın için o gün denizden bu yol  açıldı. Yüzme  bilmeyen yaşlı kadın bu  yoldan yürüyerek karşı ad aya  ulaştı ve  kaplanlardan kurtuldu. O günden  bu yana bu efsane için adada  toplanan  Koreliler, aynı yolu yürüyerek  geçerek Tanrı’ya dua  ediyorlar …</strong></p>
<p><strong>Görüldüğü  gibi Güney Koreliler de, tıpkı Yahudiler gibi  Tanrı’nın  gücünün ve  mucizesinin OLMAKDA OLANDA – DOĞAL OLANDA  olduğunu kabule   yanaşmıyorlar, çok ilginç ! ..</strong></p>
<p><strong>Neden acaba ? ..</strong></p>
<p><strong>Çünkü ..</strong></p>
<p><strong>Doğal olunca herkese ait oluyor ve kendilerinin bir ayrıcalığı  kalmıyor ..</strong></p>
<p><strong>Oysa  Tanrı’nın hassaten örneğin Yahudilerin yanında  olduğunu,  onları  kayırdığını, onlara sıkıştıklarında mucizeler  gönderdiğini  göstermeleri  gerek! Kendilerinin diğer SIRADAN  milletlerden  ayrıcalıklı ALLAH’IN  SEÇİLMİŞ IRKI olduklarını kör  gözlere ancak  böyle kabul ettirebilirler.  Bunun için, bu olayın,  tarihte eşi benzeri  görülmemiş bir TANRISAL  MUCİZE olması gerek ! ..</strong></p>
<p><strong>Diğer milletler  selde,  tufanda, tsunamide, depremde,  yanardağ patlamalarında lavlar  altında  kalarak can pazarı yaşıyorken  bunların Tanrı’nın özel muamelesi  ile  kurtarılıyor olması gerek ! ..</strong></p>
<p><strong>Yoksa üstünlüklerini nasıl ispat edecekler ? ..</strong></p>
<p><strong>Yahudilerin  Hz. Musa üzerinden, Hristıyanların Hz.İsa  üzerinden ve  hatta kimi  Müslümanların Hz. Muhammed üzerinden  ürettikleri MİTOLOJİK EFSANELER  ŞİMDİ DAHA İYİ ANLAŞILIYOR OLMALI ..</strong></p>
<p><strong>Sırf, bunların nüfuz cüzdanını taşıyor olmakla kurtulmuşluk vehmine kapılma ..</strong></p>
<p><strong>ATEŞ BİZE BİR KAÇ GÜN’DEN FAZLA DOKUNMAZ avuntusuyla geri kalan herkesi cehenneme doldurma ihtirası ..</strong></p>
<p><strong>Tanrı’ya sahip çıkma, Peygamberi tekeline alma, mucizeyi kendine hasretme ve bunlarla tarihte tutunma arzusu ..</strong></p>
<p><strong>Yahudiler,  Tanrı’ya sahip çıkma ve mucizeleri yalnızca kendi   soylarına mahsus  kılmakla kalmamışlar, peygamberliği de kendi   tekellerine almışlar. Hind  kast sisteminden devşirdikleri dini  oligarşik  yapı ile bütün  peygamberlerin ancak ve sadece kendi  soylarından  çıkabileceğine  inanmışlar. Adem’den itibaren dünya  tarihini Tevrat’ta  böyle yazmışlar  ..</strong></p>
<p><strong>Baştan sona kurgu ..</strong></p>
<p><strong>[Benu-İsrail= İsrail’e [Yakup’a] nispet ederek bina etme, düzme, kurgulama, onun torunları olduğunu iddia etme cingözlüğü!!]</strong></p>
<p><strong>Görüyorsunuz, HERKESE AİT OLAN üzerinde tam bir simsarlık ve baronluk tesis edilmiş ! ..</strong></p>
<p><strong>Halbuki ne diyor Kur’an;</strong></p>
<p><strong>[Cennet  ne sizin kuruntularınızla, ne de önceki çağlarda  kitap  verilenlerin  kuruntularıyla kazanılacak bir yer değildir. Kim  bir  kötülük yaparsa  cezasını çeker ve Allah’tan başka da ne bir yâr,  ne de  bir yardımcı  bulabilir][NİSA SURESİ 123. AYET]</strong></p>
<p><strong>Yani:  Cennet [Biz Müslümanlarız, bizim dinimiz son hak  dindir.  Müslüman  olmadıkça, bizim dinimize geçmedikçe cennete girmek  mümkün  değildir.  Her ne kadar günah işlesek de Allah bu son dine  mensup  olduğumuz için  bizi affeder. Allah bizi yakmaz] diyerek sizin   kuruntularınızla, [Biz  Allah’ın seçilmiş halkıyız. Bütün peygamberler   bizden çıkmış. Asıl hak  din ve hak kitap bizimkisi. Cehennem bize  sayılı  gönlerden başka  dokunmaz] diyen Yahudilerin kuruntularıyla,  [İsa  hepimiz için kendini  feda etmiş. O’nun kilisesine girmedikçe,  vaftiz  olup temizlenmedikçe  kimse cennete giremez] diyen  Hristıyanların  kuruntularıyla kazanılacak  bir yer değildir ! ..</strong></p>
<p><strong>Yani: ALLAH’IN  HAKKINI TESLİM EDEN (Müslüman) derken  Araplar,  Türkler veya Farslar,  ALLAH’A KULAK VEREN (İsmail) derken  Arap soyu, TANRI İLE YÜRÜYEN   (İsrail) derken İbrani soyu, Allah’ın  yardımcıları  (Ensarullah) derken  de Haçlılar, İngilizler, Almanlar,  Fransızlar vs.  kastediliyor değildir  ..</strong></p>
<p><strong>Kurtulmuş soy, seçilmiş ırk veya lanetlenmiş  kavim diye bir şey yoktur ..</strong></p>
<p><strong>Kim sahiden ALLAH İLE YÜRÜYORSA, hakkı  teslim edenler de, Tanrı ile yürüyenler de, ALLAH’a yardım edenler de  işte onlardır..</strong></p>
<p><strong>ALLAH  ile yürümek demek, ALLAH’ın varlığına, birliğine,   bölünmez bütünlüğüne  ve hesaba, kitaba canı gönülden iman edip iyilik,   güzellik, doğruluk  yolunda çalışmak, böylece ALLAH bilinciyle yaşanmış   erdemli ve dürüst  bir hayat sürmek demektir ..</strong></p>
<p><strong>Irk, kavim, millet ve  tarihsel din telâkkileriyle, etiketlerle, nüfus cüzdanı kimlikleriyle  avunup durmayı bırakın.</strong></p>
<p><strong>İşte  o yüzden hep diyoruz ki: İman, ahlâk, adalet, doğruluk,  dürüstlük gibi   değerleri yaşamaya, ete kemiğe büründürmeye bakın,  evrensel kurtuluşun   yolu budur ! ..</strong></p>
<p><strong>Fazla dağıtmadan konuya dönelim ..</strong></p>
<p><strong>Kızıldeniz’in yarılması olayını Meal-Tefsir’de şöyle açıklamışız;</strong></p>
<p><strong>[Deniz yarılmasının, bugün bu denizin Süveyş kanalı olarak bilinen  kuzeybatı ucunda gerçekleştiği anlaşılıyor.</strong></p>
<p><strong>Olayın  yaşandığı çağlarda  burası şimdiki kadar derin  değildi ve bazı  bakımlardan Kuzey Denizi’nin  ana kıtayla Frisian  adaları arasında kalan  sığ bölümü gibiydi. Denizin  geri çekilmesi  (cezir) hallerinde bu gibi  yerlerde sığ bölgeler çıplak  kalmakta ve  geçici olarak geçilebilir hale  gelmekte, bu durumdayken  deniz  kapanması (med) ile sulara  gömülmekteydi. Olayın böylesi bir anda   yaşandığı anlaşılıyor.</strong></p>
<p><strong>Nitekim  olaylar yazılı metinlerde anlatıldığı  gibi bir anda  olup bitmiyor,  günlerce sürebiliyordu. Keza Tevrat’ta olay şöyle  geçiyor [Ve Rab bütün  gece kuvvetli şark yeli ile denizi geri çevirdi  ve  denizi karaya  çevirdi ve sular yarıldı][Çıkış; 14/1–31]</strong></p>
<p><strong>Şu  halde olayda ALLAH’ın ayeti (mucizesi) Musa’nın asası ile   denizi yarıp  karşıya geçmesi değil; med-cezir olayı ile yarılıp  açılmış  olan deniz  ve ortasında görünen toprak yoldan MUSA’NIN ASASI  İLE ORAYI İŞARET  EDEREK ORAYA VURARAK KARŞIYA GEÇMESİDİR.</strong></p>
<p><strong>Yani Musa ve taraftarları zaman  zaman meydana gelen ve bilinen bir tabiat olayından (med-cezir)  yararlanmışlardır.</strong></p>
<p><strong>Firavun’un  da içlerinde olduğu bir çoğu da orada   boğulmuştur. Çünkü eğer hepsi  boğulsaydı Firavunluk yıkılır, Musa da   geri dönerdi. Oysa bu olaydan  sonra Firavunluk daha yüzlerce yıl devam   etti !!</strong></p>
<p><strong>Burada  Kuran’ın VARLIĞIN DİLİYLE KONUŞAN uslubunu görüyoruz.  Bu  usluba göre  ilahi fiiller doğa olaylarının dışından gelmez; doğal  olanın  bizzat  kendisi odur zaten. Dahası bu tür olaylar halen olmaya  devam  etmektedir  … [bkz.Yaşayan Kur’an, Taha; 20/78 tefsiri]</strong></p>
<p><strong>Bu tefsiri yukarıdaki Güney Kore Jindo adasındaki olayla  karşılaştırınız.</strong></p>
<p><strong>Fotoğraflara iyice bakınız. Taha suresinde anlatılan  olayların YAŞAYAN TEFSİRİNİ göreceksiniz.</strong></p>
<p><strong>Hz. Musa’nın yarılan denizden karşıya geçmesi de işte böyleydi!</strong></p>
<p><strong>KUR’AN’ın verili tarih, yaşayan hayat ve canlı tabiat ile tefsiri dediğimiz şey işte budur ! ..</strong></p>
<p><strong>Güney  Korelilerin olayı mitleştirdikleri gibi Yahudiler de   anlattığımız  sebeplerle aynen öyle mitleştirdiler ve Tevrat’a o   mitleşmiş haliyle  aldılar. Bizim Müslümanlar da oradaki mitleşmiş  halini  iktibas edip  duruyorlar. Yeryüzünde dolaşıp yaşayan hayata,  canlı  tabiata bakma ve  araştırma zahmetine katlanmıyorlar ..</strong></p>
<p><strong>Böyle olunca da  okudukları KUR’AN bir ÖLÜ METİN haline geliyor.</strong></p>
<p><strong>YAŞAYAN KUR’AN ile ne demek istediğimizi anlatabilmek için döktüğümüz onca dilden sonra sanırım artık susma makamındayız.</strong></p>
<p><strong>Her  an bir iş ve oluşta olan, dün olduğu gibi bugün de  enfüsteki ve   afâktaki YAŞAYAN AYETLERİNİ hiç durmadan gösteren ALLAH’a  hamdolsun ..</strong></p>
<p><strong>Kaynak:</strong> http://www.kuranarastirmalariplatformu.com</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1613/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1613/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1613/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1613/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1613/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1613/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1613/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1613/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1613/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1613/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1613/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1613/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1613/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1613/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1613&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/10/02/deniz-nasil-yarildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs672.snc4/61226_150084978365405_100000917110105_259822_745918_n.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>TEVHİD</title>
		<link>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/10/02/tevhid/</link>
		<comments>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/10/02/tevhid/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Oct 2010 07:08:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>EVVAB_İNSAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Allah'ın Benzersiz Tekliği ve Varlığının Delilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Din felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://evvabinsan.wordpress.com/?p=1605</guid>
		<description><![CDATA[Tevhid malum birleme demektir. Neyi birleyeceğiz? Biz daha çok bu birlemeyi tanrının birliği olarak anladık. Sanki gökte bir sürü tanrı çarpışıyor, biz onlardan sadece birini kabul edip diğerlerini reddettiğimizde tevhid oluyor. Gerçekte öyle bir şey yok. Bu göğün değil; yeryüzünün parçalanmışlığını ifade ediyor ve yeryüzündeki birlemeyi ifade ediyor. Kur’an’da İlah, Melik, Rabb kavramları hep insanlardan [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1605&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<p><strong>Tevhid malum birleme  demektir. Neyi birleyeceğiz? Biz daha çok bu birlemeyi tanrının birliği  olarak anladık. Sanki gökte bir sürü tanrı çarpışıyor, biz onlardan  sadece birini kabul edip diğerlerini reddettiğimizde tevhid oluyor.  Gerçekte öyle bir şey yok. Bu göğün değil; yeryüzünün parçalanmışlığını  ifade ediyor ve yeryüzündeki birlemeyi ifade ediyor. Kur’an’da İlah,  Melik, Rabb kavramları hep insanlardan kimilerine karşı söylenir.  Firavun İlah ve Rabb olduğunu iddia ettiği söylenir. Hahamları Rabb  edinenler olduğundan bahsedilir. Şu halde tevhid yeryüzündedir,  insanlarla ilgilidir.<span id="more-1605"></span></strong></p>
<p><strong>Konu yeryüzü ve insanlarla ilgili olunca  bakalım, geleneksel “kast sistemi” ile yeryüzünde en katı “sınıflı  toplum” yapısını oluşturan Hindistan’da dört bin kadar tanrı olması  acaba tesadüf mü? Tesadüf değil, çünkü “çok tanrılılık” ile “çok  sınıflılık” arasında kopmaz bir bağ var. Biri diğerinin ifadesinden  başka bir şey değil.</strong></p>
<p><strong>Bu durumda, “Cahiliye döneminde 360 put  vardı” demek, her kabilenin üç-dört (bazen sekiz-on) putu/totemi olduğu  için en az 60-70 kabile (sınıf/kast) vardı demektir. İşte bu kabile  sistemi, Hind kast sisteminin 7. yüzyıl Arabistan’ındaki ifadesiydi.</strong></p>
<p><strong>Bu  durumda bir toplumu soy, sop, dil, ırk, renk, kavmiyet, milliyet,  mülkiyet hatta cinsiyet bakımından kabilelere (sınıflara/kastlara) bölüp  parçaladığınız ve bunlar üzerinden hegomonyalar ürettiğiniz zaman  “şirk” koşmuş oluyorsunuz. Halbuki halklar (<em>şuûb</em>) ve kabileler (<em>kabâil</em>) hegomonya ve üstünlük taslamak için değil; kendini ötekinde açma ve geliştirme (<em>teârüf</em>) ve hayırlarda yarış için vardır.</strong></p>
<p><strong>Hegemonya  ve imtiyazları ortadan kaldırıp bir ve eşit hale geldiğiniz zaman da  tevhid etmiş oluyorsunuz. Kur’an’da “ekber” tabiri iki yerde kullanılır;  Allah’ın ekber oluşu ve Hacc-ı ekber… Allah yerine Hacc gelmiş. Yani  Allah sınıfsız halkta tecelli eder… Tevhid’ın gerçek anlamı budur!</strong></p>
<h2><span style="color:#000000;"><strong><em><strong>Sizce İslam ekonomik ve toplumsal olarak insanlığa ne vaat ediyor?</strong></em></strong></span></h2>
<p><strong>Lailahe  illallah ve Lehu’l-Mülk diyor. Yani yeryüzündeki otoritelere boyun  eğmeyin. Onlardan korkmayın. Otoritelere değil; kurallara uyun: Evrenin  gidiş yasalarına, tarihin sosyal kanunlarına, gönüllü sözleşmelerden  doğan yükümlülüklere ve bunları öğütleyen kitaba… Bunun dışında  uyulacak, tabi olunacak, boyun eğilecek otorite yoktur.</strong></p>
<p><strong>Yine Mülk  Allah’ındır diyor. Yani yeryüzünün rızık ve rızık kaynakları kimsenin  değildir. insanlığın, halkındır diyor. Bugün peygamber gelse “Yeryüzünde  bir milyar insan hangi suçundan dolayı aç” diye sorardı. İlahi hitap  buradan başlardı. Tevhid ve şirk esasen bununla ilgilidir. Zulmün  kaynağı burasıdır, adaletin menbağı da burasıdır.</strong></p>
<p><strong>Bu ikisinin  anlamı da şu: Bilgi, iktidar ve servet belirli zümreler elinde dönüp  duran otorite, hiyararşi ve hegemonya aracı haline gelemez. Bunlar tüm  halkındır.</strong></p>
<p><strong>Kanımca İslam’ın çağa vaadini böyle yorumlamak seküler  bir yorum filan değildir. İslam çağın ruhani sorunlarını çözmeyi vadeden  bir tapınak dini değil; esas mesajı adalet ve mülkiyet ilişkilerinde  ortaya çıkan bir gerçek hayat dinidir.</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><strong>Yazan: Gökhan Çakıl<br />
</strong></p>
</div>
</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/evvabinsan.wordpress.com/1605/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/evvabinsan.wordpress.com/1605/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/evvabinsan.wordpress.com/1605/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/evvabinsan.wordpress.com/1605/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/evvabinsan.wordpress.com/1605/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/evvabinsan.wordpress.com/1605/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/evvabinsan.wordpress.com/1605/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/evvabinsan.wordpress.com/1605/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/evvabinsan.wordpress.com/1605/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/evvabinsan.wordpress.com/1605/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/evvabinsan.wordpress.com/1605/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/evvabinsan.wordpress.com/1605/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/evvabinsan.wordpress.com/1605/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/evvabinsan.wordpress.com/1605/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=evvabinsan.wordpress.com&amp;blog=5362575&amp;post=1605&amp;subd=evvabinsan&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://evvabinsan.wordpress.com/2010/10/02/tevhid/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="" medium="image">
			<media:title type="html">EVVAB_İNSAN</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
